İMPLANT

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Dental İmplantlar
Dental (diş) implant nedir?
Dental implant, diş eksikliği tedavisinde kullanılan yapay diş köküdür. Diş implantları, vücuda uyumlu olan titanyum materyalinden yapılır. Çene kemiğine yerleştirilen dental implantlar diş kökü gibi görev yapar. Çene kemiğiyle tam bağlantı süreci tamamlanan implant üzerine protez yapılır.

İmplant nasıl yapılır?
Lokal anestezi altında yapılır. Yalnızca dental implantın yapılacağı bölge uyuşturulur. İmplantın uygulanması sırasında herhangi bir diş tedavisinde olduğu gibi sadece çalıştırılan aletlerin sesleri duyulur. İmplant uygulaması; ağrı, acı vermeyen bir işlemdir.
Operasyon öncesinde reçete edilen ilaçların alınması, işlem sonrasında antiseptik gargaraların kullanılması ve iyi bir ağız bakımı; işlem sırasında ve sonrasında hasta konforunu artırır.

İmplant hangi durumlarda uygulanır?
- Tek diş kayıplarında; yandaki dişlerin kesilmesinin istenmediği durumlarda,
- Çoklu diş eksikliklerinde kullanımı zor olan hareketli protezlere alternatif olarak,
- Tam dişsiz ağızlarda sabit protezler yapabilmek için,
- Hareketli protezlerin altına destekleyici olarak kullanılarak, protezin sabitliğini artırmak amaçlı uygulanabilir.

İmplantın avantajları nelerdir?
Dental implantlar; diş eksikliğini tedavi etmek için geleneksel köprü restorasyonların yerine kullanılabilir. Bu uygulamalarda komşu dişlerin kesilmesi önlenir. Dolayısıyla implant; komşu dişlerin mine tabakasının korunmasını sağlar, komşu dişlerin ömrü uzamış olur.
Çoklu diş eksikliklerinde; hareketli, hastanın isteğiyle ağızdan çıkarabildiği protezler tedavi seçeneklerinden biridir. Fakat zamanla bu protezler çene kemiğine basınç uygulayarak, kemiğin erimesine sebep olur. Bu durumda protezlerin eski uyumu bozulur. Uyumu bozulan hareketli protezler; ağrılara, vuruklara sebep olabilir. Ağızda çok hareketli hale gelebilir. İmplantlar sayesinde ağızdan hiç çıkmayan protezler yapılabilir. Ya da implantlarla hareketli protezler desteklenerek ağızda daha sabit kalması sağlanabilir.
Tam dişsizlik durumlarında özellikle alt çenede ağızdan sürekli çıkmaya eğilimli hareketli protezleri, implantlar sayesinde sabitlemek mümkündür.

İmplant tedavisinden çok korkuyorum, nasıl yaptırabilirim?
Çok korkan ve operasyondaki sesleri bile duymak istemeyen hastalarda sedasyonla ya da genel anestezi altında da implant uygulaması ağrısız, acısız bir şekilde yapılabilir. Hasta anestezi etkisinden kurtulduğunda herhangi bir işlem yapıldığının bile farkında değildir.

İmplant markaları arasındaki farklar nedir?
Dental implantlar, çene kemiği içerisine yerleştirilir. Titanyumdan yapılır. İmplantların dizaynı ve yüzey özellikleri; çene kemiğiyle yaptığı bağlantıyı etkiler. Farklı implant sistemlerinde, farklı tipte yüzey pürüzlendirme teknikleri ve farklı dizaynlarda implantlar geliştirilmiştir.
Ayrıca implantın üzerine protez yapmak için kullanılan bağlantı sistemleri de firmalar arasında farklılık göstermektedir.
Ayrıca implant ara parçalarını tedarik etmede firmanın ulaşılabilirliği de önemlidir.

İmplantın ömrü ne kadardır?
Çene kemiği ile bağlantısı başarılı bir şekilde gerçekleşmiş ve üzerine uygun bir protez yapılmış bir diş implantının ömrü, hastanın iyi ağız bakımıyla orantılı olarak hayat boyu sürebilir.

Hangi yaşlarda implant yapılabilir?
Alt sınırı çene büyüme gelişiminin tamamlandığı süreçtir. Üst sınırı yoktur. Tetkiklerden sonra çene kemiğinin elverişli olduğu belirlendiği takdirde her yaşta uygulanabilir.

Dental implantları bazen vücut kabul etmiyormuş doğru mu? Herkese implant yapılabilir mi?
Dental implantlar insan vücuduna son derece biyouyumlu olan titanyumdan üretilir. Titanyum herhangi bir alerji riski yaratmayan, toksik olmayan kıymetli bir metaldir.
Sistemik olarak sağlıklı, kemik yapısı implant uygulamasına elverişli olan herkese implant yapılabilir. Çeşitli sistemik hastalığa sahip bireylerde hastalık kontrol altındaysa hekiminin tavsiyeleri göz önünde bulundurularak implant yapılabilir. Kontrol altında olmayan, önemli bir sistemik hastalığı olan, radyoterapi veya yakın dönemde kemoterapi alan bireylerde yapılması sakıncalıdır.
Kemiğin implant için yetersiz olduğu tespit edilirse; çeşitli kemik artırma yöntemleriyle kemik implanta uygun hale getirilebilir.

Diş implantlarında tedavi süreci nasıldır? İmplant sonrası dişlerin yapılması ne kadar sürer?
İmplantın diş kökü vazifesini uzun süreli sürdürmesi için çene kemiği ile bağlantı oluşturması gerekir. Bu bağlanmanın gerçekleşme süresi 3-6 ay arasındadır.
Çene kemiğinin implant uygulaması için yeterli olduğu durumlarda öncelikle implant alt yapısı yerleştirilir. İlk 3 gün hafif şişlikler olabilir. Birinci hafta sonunda dikişler alınır. Sonrasında hiçbir işlem yapılmadan 3 ay implant-kemik bağlantısının tamamlanması için beklenir. 3 ayın sonunda, eğer tek aşama implant sistemi kullanılmadıysa implantın üstüne dişeti şekillendirici vidası takılır. Daha sonra protez işlemine geçilir. Protezin sayısına bağlı olarak bu süre 1-2 hafta sürebilir.
Çene kemiğinin yetersiz olup ilave kemik artırma işlemlerinin yapıldığı durumlarda süre farklılık gösterir.

Dental implant operasyonu sonrasında yüzüm çok şişer mi ? İmplant ağrılı bir işlem midir?
İşlem öncesinde ve sonrasında hekiminizin tavsiyelerine uyduğunuzda süreç kolay atlatılır. Yanakta hafif şişlik veya renk değişiklikleri olabilir. İlk gün fasılalı buz uygulaması şişliği azaltır. Şiddetli ağrılar görülmez, doktor tarafından önerilen ağrı kesici ilaçlar ilk gün oluşabilecek ağrıyı kolaylıkla kontrol altına almakta yeterlidir.

İmplant kanser yapar mı?
Titanyumdan üretilen implant 1960?tan bu yana diş tedavisinde uygulanmaktadır. Titanyum, vücut için yabancı bir madde değildir. Ortopedide de kemik kırıklarının fikse edilmesinde aynı madde kullanılmaktadır. Diş implantı kanser yapar mı sorusunun herhangi bir kaynağı yoktur. Biyolojik uyumlu ve güvenilir bir malzemedir. Günümüzde tüm dünyada diş eksikliğinde güvenle, ilk tercih edilen yöntemdir.

Diş çekimiyle aynı anda implant yapılır mı?
Çekilecek dişe göre değişen bir durumdur. Diş kökünde akut bir enfeksiyon yoksa ve çekim sonrası kalan kemik; implantın sabitlenmesine elverişliyse diş çekimiyle aynı anda implant yapılabilir.

İmplantın üzerine hemen diş yapılabilir mi?
İmplant uygulanan bölgede implantın iyileşme döneminde çiğneme kuvvetlerinden olumsuz etkilenmesi önlenebiliyorsa implant uygulamasıyla aynı anda üzerine protez yapılabilir. Yalnız her vaka kendine özgüdür. Her vaka ya da her kişi için geçerli olan standart uygulamalar yoktur.

Sigara içenler implant yaptırabilir mi?
Yapılan birçok çalışmada günde 10 taneden fazla sigara kullanımının implant ile kemik bütünleşmesini engellediğini bildirilmiştir. Sigara içen bireylerde implantın düşme ihtimali 2-3 kat fazladır.

İmplant yaptırdıktan sonra dişsiz mi kalacağım?
İmplant operasyonu sonrasında yapılan geçici dişlerle implantın kemik bağlantısı gerçekleşene kadarki süreçte yaşanan dişsizlik sorunu çözülebilir. Yalnız operasyonun hemen sonrasındaki günlerde ağızdaki yara mevcudiyeti nedeniyle geçici dişlerin takılmaması önerilir.

ALL ON FOUR İMPLANT

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

All On Four implant tekniği nedir?
Bazen tüm dişlerin eksikliğine bağlı olarak kemik erimesi hızlı ilerler. Bu durum implantlarla sabit protez yapma olanağını kısıtlayabilir. All on four implant tekniği, bu durumlar için geliştirilmiştir. Hiç dişi olmayan ve kemik desteği yetersiz bireylerde sabit protezlerin yapılmasını mümkünleştiren bir yöntemdir. All on four implant tekniği ile belirli açılarla yerleştirilen dört adet dental implant üzerine aynı gün diş protezi yapılabilir.

All On Four implant tekniğinin avantajları nelerdir?
? Tam dişsiz hastalara aynı gün içerisinde tek cerrahi işlemle hem implant uygulaması hem diş protezi yapılabilir.
? Dental implant ameliyatı süresi daha kısadır.
? Kemik artırma teknikleri uygulanmadığından operasyon daha kolaydır.
? Kullanılan dental implant sayısı azaldığından ve ilave cerrahi işlem gerektirmediğinden dolayı, maliyeti klasik dental implant tedavisine oranla daha düşüktür.
? Kişinin dudak-yüz yapısına uygun estetik bir görünüm ve gülme hattı, gülüş estetiği sağlar.
? Temizliği ve bakımı daha kolaydır.
? Hareketli diş protezi kullanamayan, bulantı refleksi olan hastalar için uygundur.
? Hareketli tam protezden (damak protez) farklı geliştirilmiştir. Sınırları daha kısa olduğundan hastanın alışması ve kullanımı daha kolaydır.
? Tedavi süresi, seans aralığı kısadır; il dışından ya da ülke dışından gelen hastalar için ideal bir işlemdir.

All On Four implant tekniği kimlere uygulanabilir?
All On Four implant tekniği; ağızda hiç dişi olmayan, dental implant uygulamasına engel teşkil edecek herhangi bir sistemik hastalığı bulunmayan ve yeterli kemik hacmine sahip tüm hastalara uygulanabilir.

All On Four implant tedavisinin aşamaları nelerdir?
All On Four implant tedavisi planlanan kişinin çene kemiğinin uygunluğunun tayini için bilgisayarlı tomografi üzerinde inceleme ve ölçümler yapılır. Uygunluk tespit edildiğinde 4 adet implant, lokal anestezi ya da genel anestezi altında her bir çene kemiğine yerleştirilir. Aynı gün geçici diş protezi, dental implantların üstüne sabitlenir. İmplant-kemik bağlantısı gerçekleştiğinde, yani 3 aylık süre sonunda hastaya daimi diş protezleri yapılır.

All on four implant işlemi sonrası ağrım olacak mı?
Doğru bir planlamayla başlanan tedavilerde başarı oranı yüksektir. Başarılı bir tedavi yapıldığında işlem sonrası süreç daha konforlu geçer.
Bunun için doktorunuzla tedavi öncesi detayları konuşmalı, onun yönlendirmesi doğrultusunda bazı ilaçları kullanmalısınız. Bazı ilaçların işlem öncesi kullanılmaya başlanması, işlem sonrası geçirilen süreci kolaylaştırır.
Her dental implant operasyonu sonrasında olduğu gibi işlem sonrası bir miktar ağrı ve şişlik görülebilmektedir. Ancak bu şikayetler, doktorunuzun tavsiyesine uygun olarak kullanacağınız ilaçlarla rahatlıkla kontrol altına alınabilmektedir.

All On Four işlemi başarılı bir prosedür müdür?
Yapılan bilimsel çalışmalar, All on four işleminin uzun dönemli takiplerinde yüksek başarı oranına sahip bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir.

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ
ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ PART 1 (EMPRESS)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Empress (full seramik protez) nedir?
Alt yapısı basınç alında sıkıştırılmış kristal yapılı seramik olan sabit protez türüdür. Tamamı seramikten oluşur, doğal dişteki ışığı yansıtma ve geçirme özelliklerini taklit eder. Doğal dişteki estetik, empresslerle yakalanabilir. Estetiğin ön planda olduğu ön grup dişlerde daha çok tercih edilir.

Empress her dişe yapılır mı?
Empress malzemesi çiğneme kuvvetlerine karşı çok dayanıklı bir malzeme değildir. Bu yüzden arka grup dişlerde yani çiğneyici dişlerde pek fazla tercih edilmez. Daha çok ön grup dişlerde kullanılır. Işık geçirme özeliği ile doğal dişlere yakın estetik ve fonksiyon sağlar. Yan yana çok sayıda diş eksikliği varsa yine tercih edilmez.

Hangi durumlarda empress yapılır?
- Çeşitli ilaçlara ve yaşa bağlı kalıcı diş renklenmelerinde,
- Bazı kanal tedavili dişlerde,
- Şekil bozukluğu olan dişlerde,
- Diş arkında normal yerini alamamış, estetik olarak bozukluk yaran dişlerde,
- Çoklu estetik resorasyonlarda ve gülüş tasarımı yaparken,
- Aralıklı dişlerde.

Empress porselen dişlerin yapımı ne kadar zaman alır?
Empress yapımı hasta-hekim ve teknisyen işbirliğiyle gerçekleşen bir perioddur. İşlem süresi diş sayısı ve işin zorluğuna bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaklaşık 1 hafta 10 gün sürmektedir.

Empressler yapılırken dişsiz mi dolaşacağım?
Hekiminizin hazırlayacağı geçici dişlerle hiç bir aşamada dişsiz kalmayacaksınız.

Empress bakımı nasıl olmalıdır?
Doğal dişlerinize uygulamanız gereken bakımın aynısı ağıza yapılan her türlü protez için geçerlidir. Doğru fırçalama tekniğiyle günde 2 kez dişlerinizi fırçalayarak ve diş ipi kullanarak empress bakımınızı yapabilirsiniz.

Empress düşer mi? Kırılır mı?
Kalıcı yapıştırılan bir empress?in kendiliğinden düşmesi ya da istenerek tek parça halinde çıkarılması mümkün değildir.
Kırılganlığı zirkonyuma göre daha fazla olmakla birlikte darbeye maruz kalmadıkça kırılma gözlenmemektedir.

Empress? in rengi zamanla değişir mi? Empress alerji yapar mı?
Profesyonel yöntemlerle yapılan ve parlatılan empress malzemesi ilk yapıldığındaki rengini hep korur. Full porselen olan empress her hangi bir alerjik reaksiyona sebep olmaz.

Empress mi? Zirkonyum mu?
Zirkonyum alt yapı malzemesinin çok  yüksek dayanıklılığı ve sağlamlığı vardır. Zirkonyum arka ve ön  bölgelerdeki kron-köprülerde tam estetik görünüm sağlar ve rahatlıkla kullanılır. Ancak empress malzemesi zirkonyum kadar dayanıklı bir malzeme değildir. Bu yüzden arka grup dişlerde yani çiğneyici dişlerde pek fazla tercih edilmez. Daha çok ön grup dişlerde kullanılır. Zirkonyum malzemelere göre empress malzemesi daha estetiktir. Işık geçirme özeliği ile doğal dişlere yakın estetik ve fonksiyon sağlar.

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ
ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ PART 2 (ZİRKONYUM)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Zirkonyum diş nedir?
Kron, köprü gibi sabit protez yapımında tercih edilen, alt yapısı zirkonyum denen beyaz alaşımdan oluştuğu için estetik olarak daha iyi sonuçlar veren seramik protezlerdir.

Zirkonyum estetik midir, dayanıklı mıdır?
Işık geçirgenliği doğal dişle aynı olduğu için son derece estetik ve doğal görünüm veren bir malzemedir. Metal destekli porselenlerin sebep olduğu opak görüntü ve dişetinde gri renk değişikliği, zirkonyum destekli porselenler sayesinde yaşanmamaktadır.
Son yıllarda uygulanan zirkonyum destekli protezler metal destekli seramik protezler kadar dayanıklıdır.

Metal alerjisi olanlarda zirkonyum uygulanabilir mi?
Zirkonyum destekli protezler metal içermediği için metal alerjisi olanlarda güvenle kullanılabilir.

Zirkonyum kaplamaları değiştirmek gerekir mi?
Ağız içerisine yerleştirilen her yapay dişin, protezin rutin yıllık kontrolleri yapılmalıdır. Diğer protezlerde olduğu gibi zirkonyum destekli protezlerde de dişeti ve dişlerde zamanla oluşabilecek değişikliklere bağlı olarak uyumsuzluk yaşanabilir. Bakımına dikkat edildiği takdirde zirkonyum protezler uzun yıllar kullanılabilir. Fakat kontroller sırasında doktorunuz bir uyum bozukluğu tespit ederse değişmesi gerekebilir.

Zirkonyum kaplamalar nasıl yapılır, zirkonyum yapılırken dişim çok kesilir mi?
Zirkonyum yapılırken diş, lokal anestezi altında bir miktar küçültülür, bu halde dişin ölçüsü elde edilir. Kesilen dişlerin üzerine geçici protezler yapıştırılır. Böylelikle kişi, protez yapımı sırasında dişsiz kalmamış olur. Laboratuarda yapılan zirkonyum destekli protezler kişinin ağzına prova edilerek uygun yapıştırıcılarla dişe kalıcı şekilde yapıştırılır.
Diş yüzeyinden 1-2 mm civarında madde uzaklaştırılır.

Zirkonyum kaplamalar kırılır mı, düşer mi?
Travma sonucu kırılma ihtimali hemen hemen doğal diştekiyle aynıdır. Zirkonyumları dişe yapıştırmak için günümüzde özel yapıştırıcı seçenekleri geliştirilmiştir. Dolayısıyla dişe kuvvetli bir şekilde bağlanır. Yine de düşme sorunu yaşanırsa, alttaki dişte bir problem varsa onun tedavisi yapılır, dişte sorun yoksa zirkonyum tekrar kısa bir işlemle yapıştırılabilir.

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ
ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ PART 3 (LAMİNE - YAPRAK DİŞ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Lamine (yaprak diş) nedir ?
Dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılan porselenlere lamina protez denilir. Halk arasında yaprak protez olarak bilinmektedir.

Lamina protez yapımı için diş kestirmem gerekli mi? Dişlerim fazla küçültülecek mi?
Yapılacak en koruyucu protetik tedavilerden birisidir. Ortalama 0,3-0,7 mm diş dokusu uzaklaştırmak lamina için yeterlidir. Ancak bazı vakalarda diş dokusu uzaklaştırmadan da lamina uygulaması yapılabilir (prepless).

Laminalar hangi çeşit malzemelerden yapılır?
Lamina-yaprak diş protezlerin yapımı için farklı malzemeler kullanılır. Porselen, kompozit ve akrilikten üretilebilir. Porselenden imal edilen laminalar oldukça ince ve şeffaf bir yapıdadır. Bu malzemeler içerisinde en estetik olanı porselenden yapılan laminalardır.

Laminalar dişe nasıl tutunur?
Dişin ön yüzüne özel bir yapıştırıcı ile yapıştırılırlar. Yapıştırılmasında adeziv sistemler kullanılır. Bu yapıştırıcılar oldukça güçlü tutuculuk sağlarlar.

Laminalar yapıştırıldıktan sonra düşer mi?
Günümüzde gelişen teknolojiye ayak uyduran yapıştırıcı adeziv sistemler oldukça güçlü tutuculuk sağlarlar. Kurallara uygun olarak kullanılan bu adeziv sistemlerle yapıştırılan laminaların düşmesi oldukça zordur.

Lamina ? yaprak diş protezler ne amaçla kullanılır ?
Laminalar ayrık dişlerin birleştirilmesinde, istenmeyen  diş renklenmelerinde, diş beyazlatma ile sonuç alınamayan ileri derecedeki renklenmelerde, kırık yada aşınmış dişlerde, rengi ve yapısı bozulmuş dolgulu dişlerde doğal diş estetiğini sağlamak için uygulanabilir. Ayrıca hafif derecedeki çapraşık dişlerin düzeltilmesinde de laminalar uygulanabilir.

Laminalar renk değiştirir mi ?
Porselenden yapılan laminlar asla renk değiştirmez. Kahve, çay ve sigara ile renkleri değişmez. Aşınmaya dirençlidir.

Laminalar kolay kırılır mı?
Kurallarına uygun olarak yapıldıklarında kırılmaları oldukça zordur. Çok ince olmalarına rağmen, dişe yapıştırıldığında oldukça dayanıklı ve güçlü bir yapıda olmaktadırlar. Oldukça hassas bir uygulamadır. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerekir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerinde teknik bilgisi, estetik anlayışı ve uyumlu bir çalışma yapması gerekmektedir.

DİŞ BEYAZLATMA

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Diş Beyazlatma nedir ? Nasıl yapılır ?
Yıllar boyunca insanların dişleri konusundaki en büyük istekleri dişlerinin beyaz bir görünüme sahip olmasıdır. Araştırmalardan bazıları insanların dişlerinin renginden dolayı gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur. Beyazlatma işlemi çeşitli klinik malzemeler kullanarak diş renklerinin açılmasını, daha parlak, daha açık renkte gözükmesini sağlamaktır. Gelişen teknolojiye paralel olarak beyazlatma ile ilgili en büyük gelişme beyazlatma jellerinin ortaya çıkmasıdır.
Su içeren beyazlatıcı jeller; diş minesine zarar vermeden, olabildiğince kalıcı şekilde dişleri sağlıklı olarak beyazlığına kavuşturabilmektedir. Bu işlemler hastaya zarar vermeden, muayenehane ortamında hekim tarafından ve/veya ev ortamında bireyin kendisi tarafından uygulanabilmektedir.

Diş beyazlatma işleminin zararı var mı ?
Diş beyazlatma işleminin zararı yoktur. Ancak doğru klinik uygulamalar ve hastaların gösterdiği özen ve dikkat bunda çok önemlidir. Beyazlatıcı jeller diş minelerinin içine nüfuz ederek beyazlatma işlemini yapabilmektedir. Ancak beyazlatma işlemi sonrası hekim tavsiyelerine mutlaka uyulması gerekmektedir. Çünkü minelerde bulunan çatlaklar nedeniyle, alınan renkli sıvı ve yiyecekler bu çatlaklardan sızabilmekte ve dişlerde istenmeyen renk değişimine neden olabilmektedir.

Diş beyazlatmanın etkisi kalıcı mıdır?
Kişinin tükettiği renkli sıvılar (çay, kahve, şarap..) beyazlatmanın kalıcılığını olumsuz yönde etkiler. Renkli gıda tüketimine bağlı olarak dişler 6 ay-1 yıl içerisinde eski rengine dönebilir. Yaklaşık 6 ayda bir beyazlatma işlemi desteklenirse kalıcı hale gelebilir.

Evde diş beyazlatma nasıl uygulanır?
Muayenehane ortamında hasta ağzından alınan ölçülerle kişiye uygun plaklar hazırlanır. Hazırlanan plaklar içerisine doktorun onay verdiği beyazlatıcı jel toplu iğne başı kadar her dişe gelecek şekilde yerleştirilir, plak dişlere takılır. Plak gün içerisinde en az 4-6 saat ağızda kalmalıdır. İşleme 1-2 hafta devam edilir.

Diş beyazlatma işlemi sırasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Beyazlatma süresince çay, kahve, şarap, kola gibi renkli sıvılardan, tütün mamullerinden, salçalı, asitli yiyeceklerden kesinlikle uzak durulması gerekir.

DİJİTAL GÜLÜŞ TASARIMI

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Dijital gülüş tasarımı (Dijital smile design) nedir?
Güzel ve estetik bir gülüş elde etmek için bilgisayar ortamında analizler yapılarak gerçekleştirilen tedavi planlama tekniğidir.
Estetik bir gülüş tasarlama, kişiye özel bir metoddur. Kişinin cinsiyeti, yüz tipi, ağız yapısı bu tasarımı etkiler. Dijital smile design (dijital gülüş tasarımı) tekniğinde dişlerde olması gereken altın oranlar dikkate alınır. Bilgisayar programlarıyla kişiden elde edilen fotoğraflar ve videolar üzerinde incelemeler yapılır. İdeal estetik ölçülerle kişinin dişlerindeki ölçüler arasındaki sapmalar hesaplanır. Ve sapma olan bölgeler uygun olan diş tedavileriyle estetik oranlara getirilir.
Bilgisayarda yapılan analizlere bağlı olarak elde edilen ideal estetik dişlere prova olacak geçici dişler laboratuar ortamında hazırlanır, tedaviye başlamadan hasta ağzına bu dişler geçici olarak uyumlanır. Ve hastanın tedavi sonunda dişlerinin şeklini görmesi mümkün kılınır.
Dijital gülüş tasarımı teknolojisiyle birlikte mükemmel gülüşler tasarlamak ve uygulamak olası hale gelmiştir.

CERRAHİ PART 1 (GREFTLER)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Çene Kemiği Tozları
Çene kemiği tozu (kemik grefti) nedir?

Kemik tozları çene kemiğindeki yetersizliği telafi etmek için kullanılan materyallerden birisidir. İnsan kaynaklı, hayvan kaynaklı (genellikle sığır) veya sentetik olarak üretilir. Kemik hacminin artmasına katkıda bulunur.

Çene kemiği tozları hangi durumlarda kullanılır?
Dental implant yapılacak bölgede yetersiz kemik dokusu,
Diş çekimiyle aynı seansta implant yapılması istenen durumlar,
Üst çenede implant öncesi sinüs tabanı yükseltme operasyonlarında
Diş çekimi sonrasında oluşacak kemik erimesinin önüne geçmek için diş çekim boşluklarına uygulanırlar.

Kemik tozu uygulaması başarılı mıdır?
Kemik tozu uygulamasının gerekli olduğu durumlar olduğu gibi, uygulamanın sınırlı kaldığı durumlar da söz konusudur. Her durumda kullanılamaz, kullanımının doğru olduğu yerlerde uygun şekilde yapıldığında başarılı sonuçlar verir.

CERRAHİ PART 2 (SİNÜS LİFTİNG)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Sinüs lift (sinüs tabanı kaldırma işlemi) nedir?
Diş kaybına bağlı olarak çene kemiklerinde yatay veya dikey yönde erimeler gözlenir. Üst çene kemiği içerisinde bulunan sinüs boşlukları bir zarla çevrelenmiştir. Bu zar diş çekimi sonrası yer çekimine bağlı olarak aşağı doğru yer değiştirir. Bu yer değişikliği; implant yapılabilmesi için, dikey yönde kemik miktarında azalmaya neden olur.
Bu durumda sinüs zarı yukarı doğru kaldırılır ve eski konumuyla yeni konumu arasındaki bölgeye kemik grefti (kemik tozu) ve membran dediğimiz yapay zarlar yerleştirilir. Böylelikle dikey yönde implant için elverişli kemik miktarı elde edilmiş olur.

Sinüs lift (sinüs kaldırma) uygulamasıyla aynı anda implant yapılabilir mi?
Sinüs sarkması sonucu mevcut kemik miktarı implant vidasının sabitleneceği kadarsa aynı anda implant uygulanabilir. Ancak bazı durumlarda kemik kaybı implantın yerleştirlmesine uygun olmayacak kadar fazladır. Böyle durumlarda önce sinüs kaldırma işlemi uygulanır. Kemik oluşumu için beklenir (yaklaşık 6 ay). Sonrasında implant uygulaması yapılır.

Sinüs kaldırma (sinüs lifting) işleminde tedavi süreci nasıldır?
Sinüs kaldırma işlemi yapıldıktan sonra kemik miktarına bağlı olarak aynı anda implant uygulanırsa 6 ay kemik-implant bağlantısının gerçekleşmesi için beklenir ve protez uygulamasına geçilir.
Kemik çok yetersizse başlangıçta sadece sinüs kaldırma işlemi yapılır. 6 ay beklenir. İmplant uygulanır, 3 ay implant için beklenir. Daha sonra protez aşamasına geçilir.

Sinüs kaldırma (sinüs lifting) işlemi başarılı bir işlem midir? Nelere dikkat etmek gerekir?
Sinüste mevcut enfeksiyon, akut sinüzit hikayesi, sigara kullanımı, kontrol altında olmayan sistemik hastalıklar başarıyı azaltır. Onun dışında başarılı bir işlemdir. İşlem sonrası doktor tavsiyelerine uyulması gerekir ve sinüs mukozasına basınç uygulayabilecek hareketlerden (sümkürme, ağız kapalı hapşırma gibi) kaçınmak gerekir. Sinüs kaldırma işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 3 hafta uçak yolculuğu önerilmez.

CERRAHİ PART 3 (DİŞ ÇEKİMİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Dişler neden çekilir?
Günümüzde, öncelikle dişi tedavi etmek ve ağızda tutmak hedeflenmekle birlikte, gerekli ve zorunlu olduğu durumlarda, kişinin sağlığını koruma amaçlı veya tedavi planlaması doğrultusunda diş çekimi gerekmektedir.
- Tedavi edilemeyecek derecede çürümüş ve fazla madde kaybı olan dişler.
- Dişteki hasar hastanın temizleyemeyeceği bir bölgedeyse,
- Düşme, çarpma, kaza gibi travmaya uğramış, tedavi edilemeyecek şekilde hasar görmüş dişler,
- İleri derecede dişeti hastalığı,
- Kanal tedavisine cevap vermeyen dişler.
- Zamanında düşmeyen süt dişleri
- Kist ya da tümör içerisindeki bazı dişler.
- Ağızdaki normal konumunda sürememiş dil, damak, yanak tarafından çıkan dişler
- Ortodontik tedavi görecek hastalarda tedavi sırasında dişlere yer açmak için
- Tam sürememiş (gömük) ve sorun yaratan dişler.
- Çenede kırık olduysa kırık hattında kalan dişler çekilebilir.

Diş çekimi kuvvet gerektirir mi? Diş çektirirken bayan mı erkek doktor mu tercih etmeliyim?
Dişler ağızda çene kemiğinin içerisinde bulunur. Diş ve çene kemiği arasında küçük lifler vardır. Diş çekimi sırasında diş, küçük hareketlerle oynatılır, çene kemiğinin esnemesi sağlanır. Çene kemiği ve diş arasında daha geniş bir boşluk yaratılarak diş yuvasından çıkarılır.
Diş çekimi sırasında uygulanan kuvvet çene kemiğini biraz esnetecek kadar olmalıdır, ve bu belirli bazı tekniklerle yapılır. Dolayısıyla diş çekimi yapmak için kuvvetli olmak değil, doğru tekniği uygulamak gerekir. Aksine gereğinden fazla kuvvet uygulanarak diş çekimi yapılmaya çalışıldığında dişte ya da çene kemiğinde kırıklar olabilir.
Bu doğrultuda diş çekimi yaptıracağınız doktorun cinsiyetinden ziyade uyguladığı teknik önemlidir.

Diş çekimi yaptırırken neye dikkat etmeliyim?
Diş çekimi deyip geçmemek gerekir. Özellikle çekimden sonra boşluğa implant planlanacaksa çekim travmasız yapılmalıdır, ilgili kemik bölgesi korunmalıdır. Herhangi bir diş tedavisinde gösterilen özenin aynısı diş çekiminde de gösterilmelidir.

Diş çekimi sırasında diş neden kırılır?
- Özellikle büyük azılarda, yani çok köklü dişlerde, kökler çok ayrık ya da kıvrık olduğunda.
- Yaşa bağlı olarak kemik elastikiyetinin azaldığı durumlarda,
- Esnemeyen, sert kemiğe (kompakt kemik yoğunluğu fazla) sahip diş bölgelerinde,
- Aşırı madde kaybı nedeniyle tutacak yeri azalmış dişlerde
- Diş sert dokularını eritecek kadar derin çürüklerde, dişin tutulamayacak kadar yumuşadığı durumlarda,
- Önceden kanal tedavisi yapılmış ve duvarları zayıflayıp kırılganlığı artmış dişlerde,
- Hatta kökleri çok büyük olan ve çekilirken kemiğe zarar verme ihtimali olan durumlarda özellikle dişi kırarak çıkarmak daha doğrudur.

Dişimin çekilirken kırılmasından korkuyorum
Bu korkulacak bir durum değildir. Dişte uyuşma sağlanmışsa dişin kırılarak çıkarılmasının ağrısı olmayacaktır. Bazı durumlarda kırmadan çıkarmaktan daha az travmatik bir işlemdir. Kırık diş parçalarını çıkarma özelliğine sahip üretilen aletlerle ağrısız bir şekilde kırık parçalar çıkarılır.

Diş çekimi korkusunu yenmek için ne yapılabilir?
Bu korkunun hiçbir şekilde giderilemeyeceğinin anlaşıldığı özel durumlarda, genel anestezi altında çekim yapılabilir.

Diş çekiminden önce yapılması gereken şeyler nelerdir?
Doktorunuzun önerdiği bir ilaç (örneğin antibiyotik) varsa düzenli bir şekilde kullanmalısınız. Bir hastalığınız, alerjiniz, düzenli kullandığınız ilaçlar varsa, bunları hekiminize söylemelisiniz.

Kan sulandırıcı (aspirin türevi) ilaç kullanırken diş çekimi yaptırılır mı?
Çekimden önce pıhtılaşmayı geciktiren aspirin türü ilaçlar kullanıyorsanız bu ilacı veren doktorunuzun denetimi altında diş çekiminden belirli süre önce (kullanılan ilaç tipine göre bu süre değişir) bu ilaçların kesilmesi gerekebilir. Diş hekiminiz bu konuda sizi ilgili bölümlere yönlendirecektir.

Dişimi çektirdikten sonra kanamam durmadı, ne yapabilirim?
Diş çekimi sonrası kanama sorunu yaşamamak için 24 saat tükürme, çalkalama, gargara yapma gibi durumlardan uzak durmak gerekir. Çekim sonrası 24 saat boyunca sızıntı şeklinde kanama normal kabul edilir. Fakat ağız dolusu kanamanız oluyorsa acilen doktorunuzla irtibata geçmeli ya da diş hekimine görünmelisiniz.

Apseli, ağrılı diş çekilir mi?
Dişte gelişen bir apse ya da iltihabi olay akut durumdaysa antibiyotikle iltihap baskılanmalı ve antibiyotik kullanımına devam edilen sürede diş çekimi yapılmalıdır.

Diş çekiminden sonra nelere dikkat edilmeli?
- Çekim sonrası 2 saat yeme-içme yapılmamalıdır.
- Doktorunuzun ağzınıza koyduğu tampon yarım saat boyunca ısırılmalıdır. Tampon atıldıktan sonra, gerekmiyorsa tekrar tampon konmamalı, oluşan pıhtının bozulmamasına özen göstermelidir.
- Diş çekiminden sonraki 24 saatlik süre boyunca çalkalama, tükürme, gargara yapılmamalıdır. Yoksa çekim sonrası oluşan pıhtı yerinden kopabilir, kanama durmaz, çekim yerinde yara iyileşmesi bozulur.
- Diş çekimi sonrası 2-3 gün boyunca ılık beslenilmelidir, taneli gıdalardan uzak durulmalı, ağız temizliğine dikkat edilmelidir.
- Diş çekimi sonrası en az 24 saat sigara içilmemelidir. Sigara damarlanmayı olumsuz etkiler ve alveolite (kuru soket) neden olabilir.
- 24 saat alkol alınmamalıdır.
- Diş çekim bölgesine dilinizle, elinizle dokunmayın.
- Ağrı olursa aspirin dışında bir ilaç tercih edilmeli, mümkünse bunun için hekime danışılmalıdır.
- Çekim yeri mutlaka temiz tutulmalıdır. Yara içerisine yemek artığı dolması önlenmelidir. Çekimden 24 saat sonra, yumuşak bir diş fırçasıyla bölge yavaşça fırçalanmalıdır. Bu sırada ılık tuzlu su gargarasından faydalanılabilir.
- Uzun süren ağrı (diş ağrısı), şişlik durumlarında hekime haber verilmelidir.

CERRAHİ PART 4- (ALVEOLİT)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Alveolit (kuru soket) nedir?
Alveolit genellikle çekimden 1-3 gün sonra meydana gelmektedir. Diş çekimi sonrası yaranın iyileşmesi, diş çekim boşluğu içerisinde pıhtı oluşumu ile başlamaktadır. Bölgede meydana gelen pıhtının oluşmadığı ya da ortamdan uzaklaştığı, yara iyilşmesinin olmadığı durumda ortaya çıkan ağrılı tablo alveolittir.

Diş çekiminin ardından ağrım geçmedi, neden olabilir?
Çekim boşluğunun enfekte olması ya da bölgenin travmatize olması sonucunda kemik iliği boşlukları da enfekte olur. Kemik iliğindeki meydana gelen bu tür enfeksiyonlar çekim sonrasında ağrılara sebep olabilir.

Alveolitin belirtileri nelerdir?
Diş çekiminden 1-3 gün sonra ortaya çıkan, ağrı kesicilerle geçmeyen ağrılar,
Diş çekimi sonrası ağızda kötü koku, kötü tad
Çekim bölgesinde oluşan kan pıhtısının bozulması
Ağız açma güçlüğü

Alveolit neden olur?
Çekim sonrası ağız bakımının ihmal edilmesi, çekim bölgesine gıda artıklarının girmesi
Diş çekiminin zor ve travmatik olması
Çekim boşluğu içinde parça, yabancı cisim kalması
Hastanın çekimden sonra tükürerek oluşan pıhtıyı bozması
Oral kontraseptif (doğum kontrol ilaçları)
Çekimden sonra sigara içilmesi

Alveolit nasıl önlenir?
Çekim sırasında aşırı travma oluşmamasına hekim özen göstermelidir. Ancak diş köklerinin çok uzun, kıvrık olduğu ya da çene kemiği yapısının sert olduğu durumlarda çekim sırasında damarlanma bozulur ve alveolit önlenemeyebilir.
Hasta çekim sonrası 2-3 gün sigara kullanmamalıdır. Ağız bakımına dikkat etmeli, taneli gıdalar yememelidir. Çekim bölgesinin ve ağzın temizliğine özen gösterilmelidir. Çekim sonrası en az 24 saat gargara, tükürme yapılmamalıdır.

Alveolitin tedavisi nedir?
Alveolit tedavisi hastanın özellikle ağrı şikayetini geçirmeye yönelik yapılan tedavidir. Hasta alveolit bulgularını yaşadığında hekimiyle iletişime geçmelidir. Çekim bölgesi hekim tarafından steril serum fizyolojik ile yıkanarak temizlenmelidir. Daha sonra çekim boşluğuna öjenol içerikli Alvogyl adı verilen ilaç yerleştirilmelidir. Bu işlemlere hastanın şikâyetleri geçinceye kadar devam edilmelidir ayrıca hastalara ağrı kesici ilaçlarda reçete edilmelidir.

Diş çekim yarası iyileştikten sonra ne yapılabilir?
Çekim boşluğunun yerine, köprü, protez ya da implant uygulanabilir. Diş eksikliği sindirim bozukluklarına neden olabilir, komşu dişler çekimden sonra boşluğa devrilip diş dizisi bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle çekim boşlukları tedavi türüne bağlı olarak ivedi bir şekilde restore edilmelidir.

CERRAHİ PART 5 (20 YAŞ DİŞLERİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

20 yaş dişi nedir?
20 yaş dişleri 17-26 yaşları arasında sürmesi gereken 3. büyük azı dişleridir.

Gömülü 20 yaş dişi ne demektir?
20 yaş dişleri ağızda en sonda yer alan dişlerdir. Günümüzde çene yapıları küçüldüğünden ağızda yer bulması giderek zorlaşmakta, yumuşak doku içinde ya da kemik içinde ya kısmi olarak (bir kısmı ağızda görünecek şekilde), ya da tam olarak gömülü kalabilmektedir.

20 yaş dişleri hangi durumlarda çekilmelidir?
Ağızda sürdüğü halde yirmi yaş diş bölgesinin temizliği, fırçalanması kolay olmadığından çürüklerle karşılaşılmaktadır. Çürükler sonucu ağrılar ve ağız kokusu oluşmaktadır.
Ağızda bir kısmı görünen, bir kısmı gömülü kalan yirmi yaş dişleri en fazla rahatsızlığa sebep olan yirmi yaş dişleridir. Bu durumda diş etinden çıktıkları bölgede gıdaların sıkışmasına ve birikmesine yol açarak enfeksiyona neden olurlar. Hem kendisi temizlenemediğinden çürümekte, hem de komşuluğundaki azı dişinde çürük oluşturmaktadır.
20 yaş dişi bölgesinde gelişen enfeksiyon; çevresindeki diş etinde şişlik ve kızarıklık, boyuna ve kulağa yayılan şiddetli ağrı, lenf bezlerinde büyüme, ağız açma ve yutkunma sırasında ağrı, ağız açma kısıtlılığı gibi şikayetlere neden olur.
Yapılan çalışmalar yirmi yaş dişinin ağızda mevcudiyetinin korunduğu durumlarda dişeti hastalıklarının yaygınlaştığını göstermektedir.
Tam gömülü 20 yaş dişleri ise önündeki dişleri sıkıştırabilir, dişlerde çapraşıklık (eğrilik) yaratabilirler. Ayrıca komşu dişe baskı yaparak bu dişin çürümesine neden olabilirler.
Uzun yıllar fark edilmeyen gömülü 20 yaş dişleri, çene kemiği içerisinde büyük boyutlara ulaşan kistlere neden olarak, çene kırığıyla bile sonuçlanabilecek ciddi sorunlara yol açabilirler.
Kimi zaman ise dişlerin düzgün sıralanmaları için 20 yaş dişlerinin ortodontik tedavi amacıyla çekilmeleri gerekebilir.

20 yaş dişleri hangi yaşta çekilmelidir? Her yaşta 20 yaş dişi çekilir mi?
Sebep olabileceği sorunlar göz önüne alındığında varlığı tespit edildiği anda çekilmesi uygundur. Yurtdışında yirmi yaş dişleri kök oluşumu tamamlanmadan; alt çene siniriyle komşuluk kurmasına fırsat verilmeden, 14?lü yaşlarda proflaktik olarak çekilmektedir.

20 yaş dişlerinin mutlaka çekilmesi mi gerekir?
Doğru pozisyonda yerini almış, sağlıklı bir 20 yaş dişine sahip, ağız hijyenini sağlayabilen bireylerde çekimine gerek yoktur.

Operasyon sonrası ağız bakımı ve beslenme nasıl olmalıdır?
Çekim sonrasındaki ilk gün ılık, yumuşak gıdalarla beslenilmeli, 24 saat tükürme, diş fırçalama, şiddetli çalkalama veya gargara yapılmamalıdır. İlk hafta süt ürünleri tüketilmemesi tavsiye edilir.
2. günden itibaren her besin tüketimi ve diş fırçalamanın ardından doktor tarafından önerilen antiseptik gargaralar kullanılmalıdır. Ağrı kesici ilaçlar ve eğer önerildiyse antibiyotik düzenli kullanılmalıdır. İyileşme sürecini bozacağından dolayı için ilk 48 saat sigara içilmemelidir.

20 yaş diş çekimi sonrası çok ağrı olur mu?
Hızlı ve yeterli yapılan cerrahiyi takiben fazla ağrı oluşmaz ve oluşan ağrı, ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınır.

20 yaş diş çekimi sonrası yüzüm çok şişer mi?
Yanaktaki ödem dişin gömülülük durumuna göre ve kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Şişlik oluşmaması için yanak bölgesine ilk 24 saat soğuk uygulaması (buz kompres) yapılmalıdır. Hafif şişlik olması normaldir ve iyileşme için gereklidir.

CERRAHİ PART 6 (ÇENE KİSTLERİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Çene (Diş) Kistleri
Çene (Diş) kisti nedir?

Çeneler içinde odontojenik (diş kaynaklı) olarak oluşabilen, çene kemiğinde kendine boşluk yaratarak büyüyen içi kist sıvısıyla dolu keseciklerdir. Rutin diş kontrolleri sırasında ortaya çıkabildiği gibi, ağrı veya şişliğe sebep olarak hasta tarafından da fark edilebilir. Bazen fark edilemeyerek çok büyük boyutlara ulaşabilir.

Çene (diş) kistleri ameliyat edilmeli midir? Çene (diş) kisti tedavi edilmezse ne tür sorunlar olur?
Odontojenik kistler genellikle iyi huylu yavaş büyüyen oluşumlardır, ancak zamanında müdahale edilmediği takdirde malignite bulguları gösterebilir (kötü huylu tümörlere dönüşüm görülebilir).
Çok büyük boyutlara ulaşıp sinüs, burun boşluğu, sinir gibi normal anatomik boşluklara zarar verebilir, dudakta hissizliğe, çene kırıklarına sebep olabilir.
Teşhis edildiği anda ivedi şekilde tedavi edilmelidir.

Çene (Diş) kisti cerrahisi nasıldır? Çene (diş) kisti cerrahisini kim yapar?
Çene (Diş) kisti operasyonunda dişler çekilir mi?

Ameliyat lokal ya da genel anestezi altında yapılır. İlişkili dişlerin çevresinde kalan kemik miktarı önemlidir. Kist ameliyatı sonrasında dişlerin çevresinde yeterli destekleyici kemik kalacaksa ilgili dişlere kanal ve kök ucu operasyonu yapılır. Ancak kist cerrahisi sonrası kemik yetersiz olacaksa kistin tekrarlamaması açısından diş çekimi de gerekebilir.
Çene kisti cerrahisi ağrısız bir operasyondur. Operasyon; çene cerrahisi uzmanları tarafından yapılır. Kistin tamamının çıkarılması gerekir.
Çok büyük boyutlu olduğu saptanan çene kistlerinin genel anestezi altında alınması gerekir. Muayene esnasında doktorunuz işlemin nasıl yapılacağına karar verir.

Çene (Diş) kistleri operasyondan sonra tekrarlayabilir mi?
Çene kisti cerrahisi sırasında kistin yayıldığı tüm alanların temizlenmesi gereklidir. Ulaşılamayan bölgelerde kist artıkları kalırsa; dişlerdeki kistler tekrarlayabilir. Ya da kistle ilişkili dişlere gerekli ve yeterli tedavi yapılmazsa diş kistleri tekrarlayabilir. O yüzden, çenelerdeki kistler ilgili branşta uzman hekimler tarafından çıkarılmalıdır.

CERRAHİ PART 7 (KÖK UCU AMELİYATI-APİKAL REZEKSİYON)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Kök ucu ameliyatı (apikal rezeksiyon) nedir?
Apikal rezeksiyon veya kök ucu ameliyatı; dişin kök ucunun ve çevresindeki enfekte dokunun çıkartılması işlemidir.

Kök ucu ameliyatı (apikal rezeksiyon) ne zaman yapılır?
Kök ucundaki enflamasyon ve enfeksiyon kök kanal tedavisi veya bu tedavinin tekrarına rağmen iyileşmiyorsa ya da dişin kök ucunda kist varsa, kistin çıkarılması sırasında yapılmaktadır.

Kök ucu ameliyatı (apikal rezeksiyon) ne kadar sürer?
Uygulanacak diş kökü sayısına göre ortalama 30 ? 60 dk. sürebilen bir operasyondur.

Kök ucu ameliyatı-apikal rezeksiyon ağrılı bir işlem midir?
Lokal anestezi altında ilgili diş uyuşturularak yapıldığı için ağrısız, kolay bir işlemdir.

Apikal rezeksiyon (kök ucu ameliyatı) sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Dikişlerin açılmaması için dudağınızı fazla hareket ettirmeyin, ameliyatlı bölgeye baskı uygulamayın.
- Operasyon sonrası gelişebilecek şişlik miktarını azaltmak için; operasyon yerine dışarıdan; cilt yüzeyinden 10 dakika aralarla 12-18 saat boyunca buz uygulaması yapın.
- İlk 24 saatlik süre içerisinde çalkalama, tükürme yapmayın. Ertesi günden itibaren ılık tuzlu su veya doktorunuzun önerdiği antiseptik gargaralarla gargara yapın.
- Ilık ve yumuşak gıdalarla beslenin. İlgili dişle ortalama 3 ay çiğneme yapmayın.
- Dişlerinizi, operasyon bölgesine dikkat ederek fırçalayın.
- İlk 3 gün artan şişlik, hafif kanama ve renk değişimi normaldir. Bu bulgular zamanla azalarak kaybolur.
- Doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli olarak kullanınız.
- Beklenmedik bir durumda (aşırı kanama, aşırı ağrı, aşırı şişlik ve ateş artışı) doktorunuza başvurun.
- 1 hafta sonra dikişlerinizi aldırın.
- 1-3-6. aylarda kontrol amaçlı olarak tekrar doktorunuza başvurun.

CERRAHİ PART 9 (AĞIZ KANSERLERİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Ağız Kanseri Nedir?
Ağız kanseri, dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleri, gırtlak, bademcikler veya tükürük bezlerinin arkasında meydana gelen kanserdir. Erkeklerde görülme sıklığı daha fazladır. 40 yaş üstünde daha çok oluşmakla birlikte hemen her yaşta görülebilir.
Ağız kanseri teşhisinde geç kalınırsa; sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümler görülebilir.

Ağız kanseri neden olur?
Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Tütün ürünleri, alkol kullanımı, tekrarlayan travmalar, karsinojen gıdalar, güneş ışığı, bazı virüsler kanser riskini artırmaktadır. Genetik yatkınlık da ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır.

Ağız Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Diş etlerinde, dilde veya ağız içindeki beyaz veya kırmızı renk değişiklikleri
Ağızda, dudaklarda,diş etlerinde, boğazda kolaylıkla kanayan ve 2 haftadan uzun süre iyileşmeyen yaralar
Ağız içinde sonradan oluşan şişkinlik, sertlik, kabarıklık
Ağzınızın herhangi bir bölümünde his kaybı veya uyuşukluk
Seste değişiklik
Çiğneme, yutma güçlüğü
Hareket kısıtlılığı
Ağız içinde önceden olmayan şişliklerin gelişmesi ve buna bağlı protez uyumlarının bozulması
Ağız ve boğazda sebepsiz ağrılar
Ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, belirti vermez. Hastalık ilerledikçe belirtiler artmaya başlar. Erken teşhis tüm kanser tiplerinde olduğu gibi ağız kanserlerinde de önemlidir. Erken tanı için en ufak bir değişiklikte  diş hekimine gidilmesi son derece önemlidir. Düzenli diş hekimi kontrolleri de erken teşhise olanak sağlar.

Ağız Kanseri Nasıl Önlenebilir?
Sigara, pipo gibi tütün ürünlerinin kullanmayınız, tütün çiğnemeyiniz
Aşırı alkol kullanımından kaçının. Alkol ve ütün kullananlarda kanser görülme olasılığı kullanmayanlara göre 15 kat fazladır.
Araştırmalara göre meyve-sebze ağırlıklı beslenmek kanser riskini azaltır.
Düzenli doktor ve diş hekimi kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Ağız Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Genellikle ameliyat gereklidir, ardından da doktorunuz gerekli görürse radyasyon ve kemoterapi uygulanabilir.

Ağız kanseri ameliyatını hangi branş yapar?
Ağız kanseriyle ilgilenen branş öncelikle ?Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Bölümü? olmakla birlikte hastalığın yayılımına bağlı olarak Kulak-Burun-Boğaz uzmanı ve diğer hekimlerle konsültasyona gidilebilir.

Ağız kanseri tedavisinde uygulanan Radyasyon Terapisinde Ağızda Hangi Yan Etkiler Görülür?
Ağızda tahriş, ağız kuruluğu, yutma güçlüğü, tat değişiklikleri, dişeti büyümeleri, dudak köşelerinde, ağız içinde yaralar görülebilir. Radyasyon, diş çürüklerinin görülme olasılığını da arttırır; radyasyon tedavisi öncesinde ve sonrasında ağız bakımınıza bir diş hekimi kontrolünde dikkat etmeniz önerilir.

Radyoterapi Esnasında Ağız Sağlığımı Nasıl Koruyabilirim?
Yemeklerden sonra yumuşak bir diş fırçası ile dişlerinizi fırçalayın, diş ipi kullanın. Baharatlı, sert yiyeceklerden, tütün ve alkolden uzak durun. Bol su için.
Radyasyon terapisine başlamadan önce, diş hekiminize bildiriniz ve komple ağız muayenesi için randevu alınız.

CERRAHİ PART 10 (ÇENE EKLEMİ HASTALIKLARI)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Çene Eklem Hastalıkları (Temporomandibuler Hastalıklar) ve Tedavisi
Diş gıcırdatma veya diş sıkma (bruksizm) nedir?

Diş sıkma hastalığı (bruksizm), bir nevi kişinin gün içerisinde biriken stresi uykuda sergileme şeklidir. Uykuda ve bazen gün içerisinde dişlerin bilinç dışı birbirleri üzerinde kaydırılmasıyla ya da çenenin kenetlenmesiyle meydana gelir.
Çiğneme kas sisteminin sağlığını devam ettirebilmesi için istirahat pozisyonunda dişler arasında bir aralık olmalıdır. Bruksizm sırasında bu aralık kaybolur. İskelet kas sistemine aşırı yük biner.

Diş gıcırdatma veya diş sıkma (bruksizm) ne gibi sorunlara yol açar?
Dişlerin aşınması, kırılması
Diş etlerin çekilmesi sonucunda dişlerde sıcak-soğuk hassasiyeti
Çene eklemi hastalıklarının oluşması
Baş, boyun, kulak, hatta sırt ağrıları
Kişinin ve çevresindekilerin özellikle yemek yeme sırasında çıkan seslerden rahatsız olması.

Diş sıkma/gıcırdatma alışkanlığı olanların nelere dikkat etmesi gerekir?
Diş sıkma alışkanlığı varsa ve buna bağlı çene ekleminde sorunlar oluşmaya başladıysa; yumuşak gıdalarla beslenilmeli, ağız açıklığını çok zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Lokmalar bölünerek yenmeli, ağzı zorlayıcı dürüm gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Esnerken çene alttan desteklenmeli, ağzın çok açılması önlenmelidir.

Çene ağrılarım var, ne yapmalıyım?
Artık diş sıkmaya bağlı olarak çene ağrıları da olaya eşlik etmeye başladıysa en kısa zamanda bir çene cerrahisi uzmanına görünmelisiniz. Bu sürede ağrıları hafifletmek için kulak önüne sıcak uygulaması faydalı olabilir. Eczaneden alacağınız sıcak su torbasıyla kulak önüne günde 3 kez 20?şer dakika yapacağınız uygulama ağrıları bir süreliğine azaltacaktır.Fakat bu uygulamanın da hekim yönlendirmesi doğrultusunda yapılması önerilir.

Diş gıcırdatma veya diş sıkma tedavisi nedir?
Dişlerinizin ölçüsü alınır, dişlere uygun olarak ve problemin seviyesine bağlı olarak çeşitli kalınlıkta plaklar hazırlanır. Doktorunuz tarafından uyumlanan plakları geceleri takmanız gerekir.

Çene eklemi hastalığı nedir?
Çene kemiğinin eklem yaptığı bölgelerde, eklem yüzleri arasındaki kemik ya da kıkırdak dokulardaki bozulmalar sonucu oluşan problemlerdir. Problem çiğneme kaslarını da içerebilir.

Çene eklemi hastalığı neden olur?
- Diş tedavileri sırasında ağzın uzun süre açık kalması
- Yüksek yapılmış kaplama ve dolgulara bağlı olarak,
- Dudak yeme, sakız çiğneme, yüz üstü yatma, keman tarzı enstrümanları çalma gibi alışkanlıklara bağlı olarak,
- Yoğun stres nedeniyle çiğneme kaslarının rahatlayamayacağı kadar kasılması, diş sıkma, diş gıcırdatma gibi alışkanlıklara bağlı olarak çene ekleminde aşırı yük ve stres birikimi gibi nedenlerden kaynaklı olabilir.

Çene eklemi hastalığı ne gibi sorunlara yol açar?
Yemek yerken çeneden tıkırtı şeklinde ses gelmesi,
Çenede kilitlenme veya takılma,
Baş, boyun bölgesinde ağrı,
Ağız açıklığında kısıtlılık.

Çenemden ses geliyor, çenem yerinden çıkar mı?
Çene eklemindeki problem tedavi edilmezse, eklem ve komşuluğundaki yapılarda kalıcı olarak bozulmalar meydana gelebilir. Bu durumda çene açma hareketi yaparken eklem topuzu olması gereken yerden öne geçip eski yerine dönemeyebilir, çene yerinden çıkabilir.

Çene eklemi probleminde çene yerinden çıkarsa ne yapılır?
Çene yerinden çıkarsa eklem başının eklem çukuruna geri yerleşmesinin sağlayıcı birkaç hareket yaptırılır. Çene çıkığı bu şekilde düzeltilir. Bunun için en kısa sürede doktorunuzla irtibata geçmeniz gerekir. Önemli olan çene çıkığının sebebidir. Uzun vadede iyileşme sağlamak için sebebe yönelik tedavi uygulanmalıdır.

Çene eklemi için yapılan splint (gece plağı) nedir?
Doktorunuzun hastalığın şiddetine göre yaptırdığı akrilikten hazırlanan plaklardır.

Gece plakları (çene eklemi splinti) nasıl kullanılır nasıl saklanır, temizliği nasıl yapılır?
Çene eklemi tedavisinde kullanılan plakları hastanın her gece yatarken kullanması gerekmektedir. Gün içerisinde de dişlerini sıktığını fark ettiğinde kullanmasında fayda vardır. Plaklar geceleri takılır sabah çıkarıldığında sıvı sabunla fırçalanır (diş macunlarının aşındırıcı özelliğinden dolayı macun kullanılmaz). Gün içerisinde takılmadığı sürede suda beklemelidir.

Gece plağını (eklem splinti) ne kadar kullanacağım?
Gece plakları doktorunuzun yönlendirmesi doğrultusunda 6 ay kullanılmalıdır. Bu 6 aylık süreçte 1., 3. ve 6. ayda doktorunuza kontrol için başvurunuz.

AĞIZ KOKUSU

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Ağız kokusu neden olur?
Yemek yeme sonrasında ve sabah açlığa bağlı ağız kokusu herkeste olur ve normal kabul edilir. Ancak devamlı ağız kokusu şikayetleriniz varsa: bu durum ağız bakımı kaynaklı da olabilir, çeşitli hastalıkların belirtisi de olabilir.
Ağız kokusu; %90 oranında ağız kaynaklı sebeplerden oluşur. Ağız kokusunun sebebi uçucu kükürtlü bileşiklerdir.

Sürekli ağız kokusu şikayetinin sebepleri nelerdir?
- Ağız temizliğinin yetersiz olmasına bağlı olarak bakteri ve yiyecek artıklarının kötü kokulu bileşikleri
- Diş çürükleri, kötü uyumlu protezler, dişeti hastalıkları, ağızdaki lezyonların iltihabi akıntıları, tükrük bezi hastalıkları, ağız kuruluğu
- Bazı ilaçların devamlı kullanımı
- Sinüzit, tonsillit, faranjit, akciğer hastalıkları, şeker hastalığı, karaciğer hastalıkları, mide rahatsızlıkları, böbrek yetmezliği
- Tütün, alkol kullanımı
- Soğan, sarımsak ve baharatlı yiyeceklerin sık tüketilmesi
- Geceleri ağız açık uyumak.

Ağız kokusu kaynağının teşhisi, tedavisi neye göre yapılır?
- Sadece sabahları olan ağız kokusu normaldir. Gece boyunca tükrük akışı azalır, kötü koku yapan bakteriler ağızda yaygınlaşır. Yatmadan önce diş fırçalama bu noktada önemlidir.
- Etken ağızdaki uyumsuz restorasyonlarsa (dolgu, köprü, protez vs) bunlar yenilenmelidir.
- Sinüs ve boğaz nedenli ağız kokularında bir kulak-burun-boğaz uzmanına gidilmesi gerekir. Doktor gerekli gördüğü durumda MR ya da tomografi isteyip teşhise gidebilir.
- Mide kaynaklı ağız kokusu midedeki H. Pylori bakterisine bağlı olabilir. Ayrıca sindirim sistemi organlarının yetersiz işlev görmesi sonucu bakteriler besinlerin çürümesine yol açar. Sindirim kanalında açığa çıkan gazlar ağız kokusuna sebep olabilir.
- Ayrıca bazı sistemik hastalıklara bağlı olarak ağızda bazı tipik kokular oluşabilir. Örneğin diabet hastalarında nefeste aseton kokusu duyulabilir.
- Ağız kokusu şikayetiniz varsa diş hekiminize başvurun, etkene bağlı olarak farklı branşlara yönlendirme gerekebilir.

Ağız kokusundan kurtulmak için ne yapabilirim?
- Günde 2 kez uygun şekilde diş fırçalama ve ağız temizliği yapılmalıdır.
- Sürekli olmamak kaydıyla, belirli periodlarla dişleri fırçaladığınızdan farklı bir fırçayla dilinizi de fırçalamalısınız.
- Ağızda çürük, problemli 20 yaş dişi, dişeti hastalığı gibi bir etmen varsa doktorunuz tarafından tedavisi yapılmalıdır.
- Çinko içeren diş macunları ağız kokusunu azaltır.
- Basit şekerler bakteriler için ortam oluşturur. Basit şeker tüketimi azaltılmalıdır.
- Lokmalar iyi çiğnenmeli, sindirimin ağızdaki basamağı atlanmamalıdır.
- Diş fırçasının ulaşamayacağı bölgelerin temizliği için diş ipi kullanımı önemlidir.
- Bol su tüketilmelidir.
- Elma, havuç, maydonoz gibi besinler daha sık tüketilmelidir.
- Ağız açık uyuma alışkalığı önlenmelidir.

Ağız gargaraları ve ağız çalkalama suları ağız kokusunu önler mi?
Ağız gargaraları tek başlarına ağız kokusunu önleyemezler. Özellikle alkol içeren gargaraların ağız kuruluğuna neden olarak ağız kokusunu artırabileceği ileri sürülmektedir.

Herşeyi denememe rağmen ağız kokusundan kurtulamıyorum, ne yapmalıyım?
Bu kişilerin muhakkak diş hekimlerie ve halitosis merkezlerine müracaat ederek muayene olması ve ağız kokusu nedenlerinin belirlenmesi gerekir.

PERİODONTOLOJİ (DİŞETLERİ) part 1 (DİŞ TAŞI TEMİZLİĞİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Diş taşı nedir?
Diş taşı, kalkulus, yani tartar, tükürüğünüzdeki minerallerin ve plakların bir ürünüdür. Diş taşı, diş eti iltihabı (gingivit) ve periodontit gibi diş eti hastalıklarının başlıca nedenidir. Diş taşı, özellikle diş eti çizgisinin altında oluştuğunda en büyük sorunu yaratır.

Diş taşı temizliği nedir?
Düzenli diş kontrollerinin bir bölümü dişlerinizin ve taşların temizlenmesini içerir. Bu temizleme işlemi, özellikle diş eti çizgisinin altındaki taşlar için kretuar ve küret adı verilen aletlerle diş yüzeyindeki diş taşını kazıyarak yapılır, diğer bir yöntem ise, taşları temizlemeye yardımcı olan bir titreşim aleti kullanmaktır.

Düzenli diş taşı temizliği yaptırmalı mıyım?
Rutin kontroller sırasında diş taşı varlığı tespit edildiğinde ya da hasta diş taşlarını fark ettiğinde diş taşı temizliği yapılması gerekmektedir. Temizlenmeyen diş taşları, dişeti oluğunda birikerek diş çevresindeki kemikte harabiyete yol açmakta ve bazen bu durum dişlerin çekilmesiyle sonuçlanmaktadır.

Diş taşı temizliği dişe zarar verir mi?
Doğru şekilde yapılan diş taşı temizliğinin her zaman dişe faydası vardır.

Diş taşı temizliğinden sonra hassasiyetim olur mu?
Diş taşlarının temizlenmesiyle bazen dentin yüzeyi açığa çıkmakta ve bu durum da diş taşı temizliğinden sonra birkaç gün devam eden sıcak-soğuk hassasiyetiyle sonuçlanmaktadır. Fakat dentin tübülleri zamanla tıkanır ve hassasiyet sona erer.

Diş taşı temizliğinden sonra dişlerim beyazlar mı, dişlerimdeki lekeler geçer mi?
Diş taşı temizliği sonrasında yapılan polisaj işlemi dişlerde oluşan çay, kahve, sigara lekelerinin geçmesini sağlar. Böylece dişler daha beyaz görünür, fakat diş rengini beyazlatmak için diş taşı temizliği çoğu zaman yetersiz kalmakta ve ilave diş beyazlatma tekniklerine ihtiyaç olmaktadır.

PERİODONTOLOJİ PART 2 (DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Diş eti çekilmesi nedir?
Diş eti çekilmesi: diş eti seviyesinin kök yüzeyine inmesi ve kök yüzeyinin açıkta kalmasıdır.

Diş eti çekilmesi neden olur?
Yanlış diş fırçalama tekniği, diş fırçasının bastırılarak, sert kullanılması, günde 3 kereden fazla diş fırçalama, diş eti hastalıkları, kas yapışıklıklarının dişetlerine kadar uzanması, dolgu ve kaplamaların dişeti kenarlarının uyumsuz olması diş eti çekilmesine yol açabilir.

Diş eti çekilmesi yaşamamak için nasıl diş fırçası kullanmalıyım?
Dişler, yumuşak bir fırça ile, dairesel hareketlerle fırçalanmalı ve fırçalama çok sert olmamalıdır.

Diş eti çekilmesi ne gibi sorunlara yol açar?
Diş eti çekilmesi: diş-kök çürüklerine, diş hassasiyetine ve estetik problemlere yol açar.

Diş eti çekilmesi ilerler mi?
Diş eti çekilmesi kontrol altına alınmadığı zaman ilerleyebilir. Dişeti çekilmesi ilerlediğinde dişleri çevreleyen sert dokularda da erime meydana gelir, sert dokular tamamen ortadan kalkarsa diş kayıpları yaşanabilir.

Diş eti çekilmesinde tedavi yolları nelerdir?
Diş eti çekilmesi sonucunda oluşan probleme ve çekilme miktarına bağlı olarak tedavi prosedürü değişir. Diş-kök yüzeyinde çürük varsa; bunun tedavisi (dolgu, kanal, kaplama) yapılır. Dişte sıcak soğuk hassasiyeti şikayeti varsa hassasiyet giderici ajanlarla ona yönelik tedavi uygulanır. Ya da eksik dişeti dokusu cerrahi olarak dişeti greftiyle tamamlanır.

Diş eti çekilmesinin cerrahi olarak tedavisi nasıl yapılır?
Diş eti cerrahisi: ya greftleme (dişeti nakli) adı verilen yöntemle hastanın damağından alınan greft parçası, diş eti çekilmesi olan bölgeye uygulanarak yapılır. Ya da çekilen dişetine komşu sağlam dokunun bu bölgeyi örtecek şekilde kaydırılmasıyla yapılır.

Dişeti cerrahisi işlemi ağrılı bir işlem midir?
Diş eti cerrahisi lokal anestezi altında yapılır, dolayısıyla işlem sırasında ağrısızdır, sonrasında ise bir ağrı kesici yeterli olur. Damak mukozasından dişeti nakli (dişeti grefti) yapıldığında damak içerisinde açık yara kalabilir. Açık yara bölgesine herhangi bir şey değdiğinde 3-4 gün boyunca rahatsızlık verebilir. Ancak operasyon öncesinde hazırlanan plaklar, işlem sonrasında damak kısmına yerleştirillirse bu süreç daha rahat geçmektedir.

Diş eti çekilmesinde kullanılan yapay greftler başarılı mıdır?
Diş eti çekilme bölgesini kapatmak için yapay olarak geliştirilmiş greftler kullanılabilir. Burada önemli olan teşhisin doğru konulmasıdır. Yapay greftin kullanılacağı yerler olduğu gibi kullanımının sınırlı olduğu yerler de vardır. Fakat çoğu zaman hastanın kendi dokusu daha iyi sonuç verir.

PERİODONTOLOJİ PART 3 (PEMBE ESTETİK)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Gingivektomi-gingivoplasti-pembe estetik nedir?
Estetik bir gülümseme oluşturmak için diş-dişeti uyumu sağlanmalıdır. Gülümseme esnasında görünen dişeti miktarı, dişlerin görünümünü de etkiler. Asimetrik dişeti kenarları, gülüş hattının eğri görünmesine yol açar. Bu sorunlar yeni teknolojler ile genellikle tek seansta, kanamasız ve dikişsiz olarak çözülmektedir.
Güldüğünde dişetleri normalden fazla görünen, 'Gummy-smile' dediğimiz gülüşlerde de uygulanan bir metoddur. Gülüş estetiğini bozan diş etindeki uzamış kısımlar anestezi altında kesilerek çıkarılır.
Bunun tam tersi olarak da dişeti çekilmesinin fazla olduğu bölgelere doku ekleyerek uzunmuş gibi görünen dişlerin daha estetik görünmesi de sağlanabilir.
Dişeti estetiğini ilgilendiren diğer bir nokta ise; özellikle ön grup dişlerde diş çekim bölgelerinde çene kemiğinde çökme sonucu oluşan dişetindeki asimetrik görüntüdür. Bazı protetik ve cerrahi yöntemlerle kayıp dokular tekrar kazanılabilir.
Estetik problemin dişleri de kapsadığı durumlarda diş eti operasyonundan sonra porselen laminalar da uygulanarak ideal bir gülüş tasarlanmış olur.

PERİODONTOLOJİ PART 4 (DİŞETİ HASTALIKLARI)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Dişeti hastalığı (periodontal hastalık) nedir?
Periodontal hastalıklar: dişetlerini ve dişleri destekleyen dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erken dönemde teşhis edildiğinde kolay bir şekilde tedavi edilebilen dişeti hastalıkları: tedaviye geç kalındığında, diş kayıplarının %70'inden sorumludur.

Gingivitis nedir?
Gingivitis periodontal hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür.Tedavi edilmezse hastalık: dişetinde ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturarak periodontitise dönüşür.

Periodontitis nedir?
Periodontitis periodontal hastalıkların daha ilerlemiş bir safhasıdır, diş dokularının iltihaplanmasıdır. Periodontiste: periodontal lifler, kemik, kök ve dişetini örten sement dokusu iltihaplanır.
Diş-dişeti arasında "periodontal cep" oluşur. Periodontal cep arasından ilerleyen enfeksiyon, hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Hastalık ilerledikçe alveol kemiğinde de hasar oluşur, dişler sallanmaya başlar, hatta diş çekime gidebilir.

Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir?
- Diş fırçalama sırasında kanayan, kırmızı, şiş ve hassas, dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan dişetleri
- Diş-dişeti birleşim yerlerinden iltihabi akıntı
- Sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması)
- Isırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin değişmesi
- Protez uyumlarında değişiklik, bozulma
- Sürekli kötü ağız kokusu
- Bununla beraber, periodontal hastalık hiç bir bulgu vermeden de ileri safhalara ulaşabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla dişhekimine gitmek son derece önemlidir.

Dişeti hastalığının nedeni nedir?
Dişeti hastalığının en önemli nedeni: dişler fırçalanmadığında 4-12 saat içerisinde dişlerin üzerinde biriken, renksiz, yapışkan, tırnakla sıyırdığımızda kolayca dişten ayrılan bir tabaka olan "bakteriyel diş plağı" dır. Günlük fırçalama ve diş ipi kullanımının yetersiz olduğu durumlarda plak etkin bir şekilde dişlerden uzaklaştırılamaz, diş taşı veya tartar olarak bilinen yapıya dönüşür. Dişetlerinin çevresinde biriken diş taşı periodontal cep oluşumuna neden olur. Böylece bakteri ve ürünlerinin daha derin dokulara ilerlemesi kolaylaşır. Hastalık tedavi edilmeden bırakılırsa sonunda dişler sallanır ve çekimleri bile gerekebilir.
Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanmasına yardımcı olur.

Dişeti hastalığı nasıl önlenir?
Ağız-diş sağlığını korumak için dişler günde 2 kez doğru şekilde fırçalanmalı ve günde 1 kez diş arayüz temizliği için diş ipi kullanılmalıdır. Diş fırçası, diş ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılamayan bölgelerin bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi, dolayısıyla dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede önemlidir.

Doğru diş fırçalama nasıl yapılmalıdır?
Dişleri fırçalamak ağız-diş sağlığı açısından önemlidir. Ancak fırçalama ve temizlik işlemlerinin doğru şekilde yapılması gerekir.
Kişinin yapması gereken dişlerin tüm yüzeylerini ve diş-dişeti birleşim bölgelerini kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce fırçalamasıdır.
Diş fırçası dairesel hareketlerle kullanılmalı, diş-dişeti birleşim yerlerine muhakkak temas etmelidir. Dairesel hareketlerle dişetlerini ve dişleri fırçalama işlemi dişlerin tüm yüzeylerinde tekrarlanmalıdır.

Diş fırçalarken nasıl fırça kullanılmalı?
Diş fırçasının çoğu zaman yumuşak olması tercih edilir. Fırçadaki kıl sayısı ne kadar fazla olursa temizlenen yüzey alanı o kadar artar. Fırça kılları mümkünse naylon tercih edilmemelidir.

Diş eti hastalıkları diş eti çekilmesine nasıl sebep olur?
Diş etinin içerisinde oluşan iltihap dişi çevreleyen kemik dokusunda erime meydana getirir. Kemik desteği kaybolan dişeti dokusu normal konumundan bir miktar aşağı çekilerek kök yüzeyinin açığa çıkmasına yol açar.

Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?
Dişeti hastalığında erken döneminde tedavi, dişler üzerindeki eklentilerin (plak ve diş taşı) uzaklaştırılması ve kök yüzey düzlemesidir. Bu işlem dişetinde iltihaba neden olan bakteri ve irritanların uzaklaştırılmasını sağlar. Genellikle bu tedavi sonucunda hareketli dişeti tekrar dişe adapte olur. Büyümüş dişetleri normal boyutuna dönmeye başlar. Dişeti cebi azalarak normal dişeti aralığı sağlanır.

Dişeti küretajı nedir?
Dişeti hastalığının derin dokulara ilerlediği durumda periodontal cebin içindeki bakteri artıklarını ve tartarı elimine etmek için cep içerisinin kazınarak temizlenmesi işlemidir. Küretajla birlikte kök yüzey düzlemesi de yapılarak kök yüzeyi kaygan hale getirilir. Böylelikle kök yüzeyine irritanların birikimi önlenmiş olur.

Dişeti flep operasyonu nedir?
Dişeti hastalığı diş dokularının çok derinine ilerlediğinde dişeti dokusunu kaldırarak bölgenin temizlenmesi gerekir. Aksi halde yeterli temizlik mümkün olmamaktadır. Dişeti dokusu lokal anestezi altında uyuşturularak kaldırılır, oluşan iltihabi dokular, bakteri artıkları ve tartar küretler yardımıyla kazınarak temizlenir ve dişetine dikiş atılarak geri kapatılır.

Dişeti operasyon sonrasında nelere dikkat etmeliyim?
Yediklerinize dikkat etmeli ve sert besinlerden uzak durmalısınız. Operasyon bölgesinin temiz tutulması çok önemlidir.

Dişeti tedavisi sürecinde sigara kullanabilir miyim?
Sigara kullanımı kan damarlarına olumsuz etki ederek, bölgenin kan yoluyla beslenmesini bozar. Tedavi edilen alanda yeni doku oluşumu, bölgenin kan yoluyla beslenmesiyle mümkündür. Operasyon öncesinde ve sonrasındaki bir haftalık iyileşme sürecinde olabildiğince sigaradan uzak durmak gerekir.

Diş eti operasyonundan sonra dikiş atılır mı, dikiş olursa kaç gün sonra alınır?
Diş eti operasyonlarından sonra genellikle dikiş atılır ve dikişler operasyondan bir hafta sonra alınır. Kendiliğinden eriyen dikiş bile kullanılsa 1 hafta sonra kontrole gidilmelidir.

Periodontal tedavi (dişeti tedavisi) sonrası diş hekimine ne sıklıkla gitmek gerekir?
Periodontal tedavi sonrası hekimin uygun gördüğü aralıklarla kontrollere devam etmek gerekir. Hastalık tamamen iyileştiğinde ise rutin bakımları uygulamak ve 6 ayda bir diş hekimi kontrollerine devam etmek önemlidir.

PROTEZ PART 1 (SABİT PROTEZLER)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Protez Nedir? Hangi Tedavi işlemlerini Kapsar?
Protez, eksik ya da kaybedilmiş dişlerin yerine yapay olarak yenilerinin konulması ile ilgilenen diş hekimliği alanıdır. Diş eksikliğinin sayısı, konumu ve çevre dokuların durumuna göre kron-köprü (kaplama) gibi sabit restorasyonlar ya da hareketli (takma-çıkarma-damak) protezler tercih edilebilmektedir. Günümüzde doğal dişlere alternatif olarak geliştirilen implant (titanyum vida) sistemlerinden de destek alınarak çeşitli türde protezler yapılabilmektedir. Bir dişin kaybı sağlığınıza birçok şekilde zarar verebilir. Kaybedilen dişin önündeki ve arkasındaki dişler bu boşluğa doğru eğilirler. Karşıt diş de çekim boşluğuna doğru uzar. Bu uzama ve eğilmeler sonucunda dişlerin dizilimi ve birbirleriyle kontakları bozulur. Bu da dişler arasında gıda artıklarının ve bakteri plaklarının birikmesine neden olur. Bu bölgelerin temizlenmesi zordur; bu nedenle de diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının oluşma riski artar. Tüm bu sorunlar kaybedilen dişin yerine konmasıyla önlenebilir. Ancak kayıp dişin yerine konması komşu dişlerin eğilmesi ve karşıt dişin uzamasından sonra biraz daha zor olur. Diş hekiminiz, hangi yöntemin size en uygun olduğuna karar verebilmeniz için en büyük yardımcınızdır.

Kaç çeşit protez tedavisi vardır?
Protez tedavisi diş tedavileri içerisinde belki de en fazla çeşitliliğe sahip olan bölümdür. Protez tedavisini kısaca sabit protezler (kron ? köprü ? kaplama - implant tedavisi - çivili diş) ve hareketli protezler (takma ? çıkarma damak protezler) olarak iki ana gruba ayırabiliriz.
İMPLANT DESTEKLİ SABİT PROTEZ
SABİT PROTEZ : KÖPRÜ PROTEZ
TAKMA ÇIKARMA PROTEZLER ( DAMAK PROTEZ ? PARSİYEL PROTEZ )

Sabit Protezler Nelerdir ? Hangi Tedavileri Kapsar ?
Hastalar tarafından takılıp çıkarılamayan protez çeşididir. Vaka durumuna göre inley, onley, lamina metal destekli ve metal desteksiz porselen kronlar bu gruptadır.

Kron Ve Köprüler (Kaplamalar) Nedir ? Hangi Durumlarda Yapılır?
Kronlar (kaplamalar), aşırı çürük, kırık veya başka bir nedenle aşırı madde kaybı olan dişlerin küçültülerek kaplanması işlemidir. Köprüler ise bir veya birden fazla diş eksikliğinde; komşu dişlerin küçültülüp,bu dişlerden destek alınarak yapılan proezlerdir. Aradaki eksik diş kısmındaki boşluk da dolmuş olur.

Kaç Çeşit Kron Ve Köprü Vardır ? Hangi Malzemeler Kron Ve Köprüler İçin Kullanılır?
Çiğneme basınçlarına dayanabilmesi için porselen kron ve köprülerin altına-içerisine, alt yapı malzemesi olarak birtakım materyaller kullanılmalıdır. Buna göre kaplamalar metalli veya metalsiz olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir.

Metal destekli porselen (seramik) protez nedir ? Hangi durumlarda tercih edilir?
Alt yapı olarak standart metal veya değerli metal kullanılabilir. Bunların dış kısımları porselenle kaplanır.  Alt yapı malzemesi olarak metal kullanıldığından hastanın estetik beklentilerini tam karşılayamayabilir. Çünkü ne çeşit metal kullanılırsa kullanılsın dişetinden ve porselenin altından grilik yansıyabilir. Metalsiz porselenlere göre maliyetinin düşük olması tercih nedenidir.

Metal desteksiz full seramik porselen kuronlar (zirkonyum-empress) nedir? Hangi durumlarda tercih edilir?
Alt yapı malzemesi olarak metal dışında malzemeler kullanılır. Bunlar için günümüzde en fazla zirkonyum ve empress adı verilen malzemeler kullanılmaktadır. Doğal dişler gibi ışık geçirirler. Yapılan dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Hastanın estetik beklentilerini en üst seviyede karşılar. Dişetinden veya porselen altından grilik yansımaz. Bundan dolayı estetik beklentisi yüksek olan hastalarda tercih edilir.

Zirkonyum destekli protezler daha kolay mı kırılır?
Zirkonyum materyalinin mekanik ve kırılma direnci  metalsiz restorasyonlar içerisinde en fazla olan malzemedir. Empress malzemesi bu konuda biraz zayıf mekanik özelliklere sahiptir. Empress zirkonyuma göre daha dayanıksızdır.

Porselen Kron/Köprü protezler alerjiye sebep olur mu?
Metal desteksiz porselenlerin biyolojik uyumluluğu çok daha iyidir. Zirkonyum ve empress alt yapılı porselenler diş etinde alerjiye sebep olmaz. Renk değişikliğine uğramazlar. Dişeti için oldukça uyumludur. Ancak metal destekli kron/köprü kaplamalarda kullanılan metal içerisinde değişen oranlarda nikel vardır ve bu malzeme alerjiye sebep olabilir. Ayrıca dişetinde kızarıklığa ve uyumsuzluğa neden olabilir. Zirkonyum veya empress destekli porselen kaplamalar dişetinde renk değişikliğine neden olmazlar, metal destekli porselen kaplamalar gibi dişetini grileştirmezler, boyamazlar.

Protez (Kaplama) İçinde Diş Çürür Mü?
Kaplama/sabit porselen protez yapmak için dişler belirli miktarlarda küçültülür. Daha sonra üzerine kaplama/porselen diş takılır. Önemli olan küçültülen dişin düzgün şekilde küçültülmüş olması ve üzerine gelen kaplamanın da dişe uyumlu olmasıdır. Çünkü kaplamanın altında dişin erimesine-çürümesine neden olan bu uyumsuzluktur.

PROTEZ PART 2 (HAREKETLİ PROTEZLER)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Hareketli Yani Takma-Çıkarma Protezler Nelerdir?
Sabit protez yapılamayacak durumdaki fazla sayıda diş kayıplarını restore etmek amacıyla yapılan protezlerdir. Hareketli protezler, sabit protezlerden farklı olarak hasta tarafından takılıp çıkarılırlar.

Hareketli Protezlerde ne Çeşit Dişler Kullanılır?
Hareketli protezlerde kullanılan dişler genelde plastik (akrilik) dişlerdir. Porselen dişler ağır olduğundan, üzerine gelen çiğneme kuvvetlerini yumuşak dokulara uygun olmayan şekilde ilettiğinden ve kaide plastiğiyle iyi bir bağlantı sağlayamadığından tavsiye edilmemektedir. Hareketli protezlerde kullanılan porselen dişler sadece ön grup dişler için kullanılır.

Hareketli Protezlerin Temizliği Nasıl Yapılır?
Hareketli protezler her yemekten sonra çıkarılıp fırçalanarak temizlenmelidir. Bunun için diş fırçası ve diş macunu kullanılabilir. Bazı temizlik malzemeleri (çamaşır suyu, oksijenli su, deterjan vb.) metal içeren protezlere zarar verebileceğinden kesinlikle kullanılmamalıdır. Temizlik işlemi için hekime danışılmalıdır. Çamaşır suyu gibi aşındırıcı malzemeler protezlere ciddi zarar verir. Protezlerde kırıklara, çatlamalara ve renk değişikliğine neden olur. Kullanmadığınız zamanlarda protezinizi temiz bir suyun içinde muhafaza edin, yoksa protez materyali su kaybedip bozulabilir. Ayrıca piyasada protezler için temizleyici tabletler de mevcuttur. Bu tabletler diş hekimine danışarak kullanılmalıdır.

Protezler Takıldıktan Sonra Ne Zaman Kontrole Gitmeliyim?
İster sabit protez, ister hareketli takma çıkarma protezler olsun takıldıktan sonra hasta mutlaka rutin kontrollerini yaptırmalıdır. Çünkü protez kullanımında ilk 24 saat çok önemlidir. Ertesi gün gelen hastanın dişindeki yükseklik, ağrı, vuruk vb. şikayetleri dikkatle dinlenir ve gerekli kontrolleri yapılır, hasta rahatlatılır.

Hareketli Yani Takma-Çıkarma Protezlerin Kontrolleri Ne Aralıklarla Olmalıdır? Hareketli Protezler Ne Kadar Süre İle Kullanılır? Kaç Yılda Bir Protezleri Değiştirmek Gerekir?
Hareketli protez kullanımının ilk 2-3 haftası hastanın bazı şikayetleri olabilir. Bu şikayetler, azalarak geçer ve sonra hastalar bu protezlere alışırlar, hatta çıkarmak dahi istemezler. Ancak ne kadar memnun olunursa olunsun 3-4 yılda bir kontrol edilmelidir. Hastada şikayet yaratmaması problem olmadığı anlamına her zaman gelmeyebilir. Protezlerdeki sorun tespit edilirse, gerekiyorsa değiştirilmesi gerekmektedir. Çünkü protezler zamanla aşınıp, kırılabilir veya çene ile uyumunu kaybeder. Bu da çene kemiğine zarar verebilir ve aşırı derecede kemik erimesine neden olabilir. Hareketli protezlerde ilk 1 ay çiğneme ve konuşma fonksiyonlarının yerine getirilmesi açısından alışma aşamasıdır. Ayrıca protezin oluşturabileceği uyumsuzluklar (vuruklar) yapılacak kontrollerle giderilmelidir.

Takma-Çıkarma Protezlerdeki Kancaların Görünmesini İstemiyorum. (Hassas tutuculu) Çıt-çıtlı protez nedir?
Hareketli protezler dişe, kroşeler yani "kanca"lar veya hassas bağlantılar yani "çıt-çıt" diye adlandırılan tutucular ile bağlanır.
Bir çok insan ağızlarında bu metallerin kroşelerin-kancaların görünmesinden rahatsızlık duyar. Ancak gelişen diş hekimliği teknolojisi bize bu konuda çok daha estetik bir çözüm sunmaktadır."Hassas Tutucu"lar ya da ?teleskop kronlar? kullanılarak protezlerin dişlere tutunması sağlanırken metal kroşe görüntüsünün estetiği bozması da önlenir.

Hassas Tutucular Nelerdir? Kolaylıkla Yapılır Mı?
Hareketli protezlerde kroşe/kanca olarak adlandırılan ve protezin tutuculuğunu sağlamak için kullanılan metal parçalarının yerine kullanılan sistemlere hassas tutuculu sistemler denir. Dişe ve hareketli proteze uygulanan negatif ve pozitif parçalar sayesinde tutuculuk sağlanır. Hassas tutuculu protezlerde, estetik ve tutuculuğun daha iyi olması tercih nedenidir. Kroşelerin yol açabileceği yiyecek birikimleri sonucu ortaya çıkacak çürük ve diğer problemlerin oluşması da önlenmiş olur.

Hareketli (Takma-Çıkarma) Protezler Hangi Malzemelerden Yapılır?
Özel plastik (akril) veya metal-plastik (akril) kombinasyonlarından yapılırlar. Sağlamlık ve dayanıklılığın fazla olmasının istenildiği durumlarda metal-plastik (akril) kombinasyonu tercih edilir.

Takma Çıkarma Protez Kullanıyorum, İmplant Yaptırmalı Mıyım?
Kemik dokusu implant uygulaması için yeterli olan hastalarda hareketli protezler yerine implant tedavisi tercih edilir. Takıp çıkartılan büyük hacimli hareketli protezler; konuşurken protezin ağızdan çıkma korkusunu, gülümserken bağlantı metallerinin yani kancaların estetik olmayan görünümünü, iletişimi ve özgüven duygusunun zedelenmesini beraberinde getirir. Diş hekimliği araştırmalarında büyük önem taşıyan implant sistemleri hareketli-damak protezlerden kurtulma şansını hekim ve hastalara sunmaktadır. Doğal diş kökü gibi davranan implant sistemleri ile estetik ve fonksiyonel protez uygulamaları artık mümkündür.

Hareketli (Takma-Çıkma protez)

İmplant üstü sabit protez

PEDODONTİ (ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ)

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

0-13 yaş grubu çocukların süt ve daimi dişlerinin sağlıklı olarak korunmasını, çürük, travma, kalıtımsal  ve benzeri etkenlerin bu dişlerde oluşturduğu sorunların giderilmesini  amaçlayan bir diş hekimliği anadalıdır. Pedodonti, bebeklik çağından itibaren çocukların ağız-diş sağlığını ve çene-yüz bölgesi gelişimini takip ve tedavi eder ve koruyucu önlemleri alır. Diş hekimliğinin bu dalında uzmanlaşan hekimlere pedodontist denilmektedir.

Çocuğumu Ne Zaman Pedodontiste Götürmeyilim?
Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliğine göre bebeğinizin ilk diş muayenesine genellikle 6 ay ? 1 yaş arasında gitmelerini önermektedir. Çocuk diş hekimlerinin öncelikli görevi; çocuklarınızı diş çürüklerinden korumaktır. Erken yaşta yapılan bu ilk muayenedeki amaç; sizlere bebeğinizin dişlerinin çürümesini önlemek için neler yapmanız gerektiğini göstermek ve düzenli aralıklarla sizi kontrollere çağırarak çocuğunuzun diş sağlığını kontrol etmektir.

Çocuk Diş Hekimi Muayenesinden Önce Anne Ve Baba Nelere Dikkat Etmelidir?
Ebeveynler tedavi öncesinde çocuklarına "korkma, hiç acımayacak" gibi cümleler kurmamalıdır. Bu tür cümleler çocukların bilinçaltında acıyabileceği fikrini doğurabilir. Asla çocukları cezalandırmak veya korkutmak için diş hekimliği ile örnek vermeyin. ?Yemeğini yemezsen, sütünü içmezsen vb. seni dişçiye götürürüm! Sana iğne yaptırırım! Kerpetenle dişini çekerler! vb örnekler asla vermeyin.
Çocuğunuza geçmişteki diş hekimi ile olan iyi veya kötü deneyimlerinizden bahsetmemeniz daha yararlı olacaktır.
Çocuğunuza diş randevusundan sonra hediye ile ödüllendirmeyin veya tedavisini yaptırması için böyle bir vaatte bulunmayın. Çünkü ödüllendirme çocuğunuzun işlemi zor bir işlem olarak algılamasına neden olabilir.

Çocuk Diş Hekimini İlk Ziyaretinde Neler Yapılabilir?
İlk diş muayenesinde çocuk diş doktorlarının amacı; ayna ve ışık yardımıyla çocukların tüm dişlerine bakmak, var olan sorunları ve tedavi alternatiflerini ebeveyn ile paylaşmaktır. En önemli konulardan birisi olan beslenme ve koruyucu uygulamalar hakkında ebevynler bilgilendirilir. Pedodontistler ilk diş muayenesinde canı yanmayan hatta oynanan oyunlar sayesinde çocuğunuzu diş hekimine alıştırır. Pedodontistlerin bu yaklaşımı çocuğunuzun diş hekimi fobisini kırmasına yardımcı olur.

Çocuğumu Tedavi Seanslarına Getirirken Neler Yapmalıyım?
Çocuğunuzun tedavi randevularına özellikle anne ve babasının getirmesi gerekmektedir. Çocuğunuzu tedavi randevusuna aksi söylenmediği sürece mutlaka tok getirmekte fayda vardır. Diş tedavilerini çok uyumlu olarak yaptıran çocuklar, yoruldukları ve/veya sıkıldıkları zaman bir anda çok uyumsuz olabilirler. Bu durum, sonraki randevularını da olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle çocuklarınıza ve hekiminize daha çok işlem yapılması yönünde ısrar etmeyin. Çocuğunuz tedavi olurken ona ?acıyor mu? yoruldun mu?? gibi motivasyonlarını bozabilecek sorular yöneltmeyin.

Bebeğimin Dişleri Çıkmaya Başladı Neler Yapmalıyım? Nelere Dikkat Etmeliyim?
Bebeğinizi emzirerek uyutmayınız. Dişlerini ıslak bir  bezle temizledikten sonra uyutunuz.
Bebeğinizi şekerli, ballı süt karışımı ile dolu bir biberonla kesinlikle uyutmayınız.
Bebeğinizi, biberondaki mamayı bitirmeye zorlamayınız. Bu yaklaşım, çocuğun kusmasına yol açabilir.
Biberonla besleme söz konusu ise sıcaklığını kontrol etmek gerekçesi ile biberonu kendi ağzınıza sokmayınız. Çünkü sizin ağzınızdaki bakteriler/flora çocuğunuza geçebilir.
Çocuklar için oldukça yararlı olan ev yapımı katkısız ve doğal meyve suları biberona doldurularak sürekli verildiğinde  diş çürüklerine yol açabilir.
Çocuk 1 yaşına geldiğinde, emzirme ve biberon kullanımını terk etmekte ve sıvı gıdaları bardakla içmeye alıştırmakta fayda vardır. Çıkan dişler sürekli biberon kullanımından etkilenebilir. Diş ve damak yapısı ortodontik tedaviye ihtiyaç duyacak bozukluklara uğrayabilir.
Çocuğunuzun dişlerini sadece diş fırçasıyla temizleyiniz. Süt dişlerinin tümü sürene kadar (2,5-3 yaş) ağız bakımında ona yardımcı olunuz.

Süt Dişleri Neden Önemlidir? Nasıl Olsa Dişerin Altında Yeni Diş Gelmeyecek Mi?
Süt dişleri alt ve üst çende 10?ar tane olmak üzere toplam 20 tanedir. Süt dişlerinin birinci görevi çocuğun beslenmesini sağlamaktır.  Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına bağlıdır. Süt  dişlerinin görevi, kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı yani daimi dişler için korumak ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktır. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır. Çocuk diş hekimliğinin birinci amacı, dişsel sorunların oluşmasını engelleyecek  önlemleri almak ve çocukları çürüksüz bir geleceğe yönlendirmektir. Bu amaçla uygulanan işlemlere Koruyucu Dişhekimliği Uygulamaları denir.

Kliniğinizde Uygulanan İşlemler İşlemler Nelerdir?
Koruyucu Uygulamalar olan fissür örtücü (fissur sealant) ve Flor uygulamaları, Diş çürüğü tedavisi, travma tedavileri ve koruyucu ortodontik tedavi (tel tedavisi) kliniğimizde yapılmaktadır.

Fissür örtücü nedir ?
Fissür örtücü uygulaması azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinin girinti-çıkıntı ve oluklarının akışkan bir dolgu maddesi ile örtüldüğü koruyucu bir diş tedavisidir. Bu uygulamasının amacı azı dişlerinin çürüğe elverişli olan girinti ve oluklarında besin birikimesini önlemek, bu yüzeyleri daha kolay fırçalanır hale getirmek ve çürük riskini minimuma indirmektir.

Fissür Örtücü Mü Yoksa Flor Mu Daha Önemli?
İkisi de farklı yönlerden çürükten korunmamıza yardım eden ve birbirini tamamlayan koruyucu uygulamalardır. Biri için daha önemli demek oldukça zordur. Bundan dolayı da hangi uygulama gerekli ise o uygulama yapılmalıdır. Bu konuda pedodonti uzmanımız sizlere yardımcı olacaktır.

Tüm Çocuklara Fissür Örtücü Yapılmalı Mı?
Çürük risk bölgeleri olarak gördüğümüz fissürlerin örtülerek çürük oluşumunun önlenmesi, diş sağlığının şansa bırakmamak açısından önemli. Bundan dolayı ilk süren daimi azı dişi olan 6 numaralı dişler başta olmak üzere fissür örtücü uygulaması tüm çocuklara yapılmalıdır.

Fissür Örtücü Pahalı Bir Uygulama Mıdır?
Yetişkinlerde yapılan dolguya göre daha ekonomiktir. Dolguya neden olacak bir çürükten kaçınmanıza yardımcı olacağı için ilerde daha pahalı uygulamalara neden olacak sorunlardan korunmanıza yardımcı olacaktır. Fissür örtücü uygulaması yapılmazsa çocuğunuzun azı dişlerindeki çürük oluşmaya elverişli yüzeyler koruma altına alınmamış olur. Böylece ağızda en uzun süreyi geçiren süt dişleri olan azı dişleri çürük tehdidi altında kalır.

Fissür Örtücü Kolay Bir İşlem Midir?
Fissür örtücülerin yapımı oldukça kolaydır. Fissür örtücü yapımı çocuğun hekimi ile uyumuna bağlı olarak 3-5 dakikada içerisinde yapılabilir.

Flor Uygulamasının Amacı Nedir?
Diş dokusunun en sert yapı taşı olan mine?yi flor ile güçlendirerek diş yapısını çürüklere karşı daha dirençli hale getirmek amaçlanır. Bundan dolayı dişin tüm yüzeylerine uygulanır.

Flor Jel Kimyasal Mıdır, Yan Etkisi Var Mı?
Doğru şekilde uyguladığında hiçbir yan etkisi yoktur.

Flor Jel Uygulaması Ne Kadar Süre Etkilidir?
Flor jel uygulaması çocuğunuzun bulunduğu çürük risk grubuna göre 4 ile 6 ay etkilidir. Bu sürelerin sonunda tekrarlanması gerekir. Böylece belli bir süre sonunda, her yeni gelen diş gurubuna gerekli miktarda flor depolanmış olacaktır.

Flor Uygulaması Nasıl Yapılır?
Flor jel uygulamasında, özel olarak hazırlanmış flor preparatlarını tükürükten arındırılmış diş yüzeylerine özel fırçası yardımıyla sürülür. Yada özel plastik kaşıkların içerisine konulan flor jel çocuğunuzun ağzına rahatlıkla uygulanır.

Flor Uygulaması Ne Kadar Sürer?
Flor uygulaması yaklaşık 5 dakika süren oldukça basit bir koruyucu tedavidir.

Flor Jel Uygulaması Sonrasında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Flor uygulaması sonrasında 1 saat süre ile hiçbir şey yenilip içilmemelidir. 24 saat ise süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir. Dondurma ve çikolata tüketilmemelidir. Süt ve süt ürünlerinin içilmeme nedeni flor uygulamasının etkinliğini azalmasından dolayıdır yoksa çocuğa zarar vermez.

ENDODONTİ

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Kanal Tedavisi Nedir ? Hangi Durumlarda Kanal Tedavisi Yapılır ?
Dişlerde meydana gelen derin çürükler, oluşan çatlaklar ve kırıklar sonucunda dişte bulunan sinirler ve damarlar zamanla canlılığını yitirir. Bu canlılığını yitirme sonucunda kanallarda bulunan enfekte sinirlerin temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve uygun kanal dolgu maddeleri ile doldurulması işlemine kanal tedavisi denir.

Kanal tedavisi yapılırken ağrı duyar mıyım?
Kanal tedavisi işlemine mutlaka doğru yapılmış bir anestezi ile başlanılmalıdır. Anestezi derinliği tam olarak sağlandıktan sonra hasta ağrı duymaz. İşlem rahat bir şekilde yapılır.

Hangi durumlarda kanal tedavisi işlemi gerekebilir?
- Travma sonucu dişin sinirini de içine alan kırıkların meydana geldiği durumlarda,
- Ortodontik tedavi esnasında veya sonrasında dişlere gelen aşırı kuvvet sonucu dişin canlılığını kaybettiği durumlarda,
- İlerlemiş diş eti hastalıklarında,
- Dişlerde ileri derecede aşınma sonucu oluşan hassasiyetin giderilmesinde,
- Derin çürüklerde kanal tedavisi gerekmektedir.

Kanal tedavisinin aşamaları nelerdir ?
Hekimin uygun gördüğü durumlarda antibiyotik kullanımı ile enfeksiyon kontrol altına alınır,
Daha sonra antibiyotik kullanımını takiben 2-3 gün sonra anestezi yapılarak işleme başlanır ve hastanın ağrı duymaması sağlanır,
Çürük temizlenir ve dişin sinirlerine ulaşılır,
Dişin kök kanal sistemi el aletleri ve rotary aletlerle şekillendirilir, uygun temizleme solüsyonları kullanılır,
Dişin kökündeki enfekte sinir ve dokular iyice temizlenir ve kök ucuna kadar kök kanalı şekillendirilir,
Dişin durumuna göre tek seans tedavi yapılabileceği gibi birkaç seans süren tedavilerde olabilir,
Seans aralarında kök kanal sistemi içerisine iyileştirici ilaçlarla pansuman yapılır.
Kanal tedavisi bitirme işleminde kanal içerisine özel dolgu maddeleriyle kök ucuna kadar doldurulur.
Daha sonra üst dolgu işlemi yapılır ve birkaç gün geçici dolgu ile beklenir. Böylece hastanın şikayetleri takip edilir.
Hiçbir şikayeti olmayan hastanın uygun şekilde dolgusu yapılır ya da aşırı kron harabiyeti varsa uygun şekilde porselen kronlarla restore edilir.
Şunu unutmamak gerekir ki kanal tedavisi olan dişler canlılığını kaybettiğinden dolayı canlı dişlere göre daha kırılgandır. Bu yüzden dişi koruyacak şekilde porselen kronlarla tedavi etmekte fayda vardır.

Kanal tedavisinin başarı oranı nedir? Kanal tedavili diş kaç yıl ağzımda kalır?
Uygun koşullarda ve doğru yapılmış kanal tedavilerinin başarı oranı %90 ? 95 arasındadır. Tedavi sırasında temizlenmeyen sinir dokusu kalırsa, kök kanal dolgusu ve üst dolgusu  yeterli yapılmaz ise kanal içerisine mikroorganizmaların sızabilir, tedavi sırasında perforasyon ya da kırıkların oluşmasıyla kök kanal tedavisinin başarısızlığından bahsedilir. Başarısız bir kanal tedavisini yemek sırasında dişlerde ağrı, kendi kendine ağrı, kök ucunda şişlik ve kızarıklık belirtilerinden anlaşılır.

Kanal tedavisi görmüş bir diş eninde sonunda çekilir mi ?
Hayır diş hemen çekilmez. Başarısız kanal tedavisi yenilenerek, tedavi tekrarlanır. Bu işlem yetersiz kalırsa enfekte kök ucunun ufak bir cerrahi işlemle alınması; enfekte dokuların temizlenmesi ( apikal rezeksiyon) işlemi uygulanır. Kanal tedavisi tekrarlanması ve cerrahi müdahaleler yetersiz kalırsa dişin çekimi düşünülmelidir.

ORTODONTİ

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Ortodontik Tedavi (diş teli tedavisi) Nedir?
Dişhekimliğinin bir uzmanlık dalı olan ortodonti, diş, çene, yüz bozuklukları ve tedavisiyle ilgilenen bilim dalıdır.

Ortodonti tedavi neden yapılır?
Diş dizilişlerindeki düzensizlikleri gidermek,
Daha iyi bir çiğneme sağlamak,
Varsa konuşma bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olmak,
Solunum mekanizmasını düzenlemek,
Yüze ve dişlere normal görünüm ve estetik kazandırmaktır.
Güzel bir gülüşün insan ilişkilerindeki önemini keşfeden birçok kişi dişlerindeki bozuklukları gidermek istemektedir.

Ortodontik bozukluklar kaça ayrılır?
İskeletel ve dişsel olmak üzere iki alt gruba ayrılır. Bunlar;
1.Dişsel bozukluklar;
Sadece dişlerin diziliminde düzensizliklerin bulunduğu bu alt gruba çapraşıklık, diastema (dişlerin aralıklı dizimi), derin kapanış, açık kapanış ve çapraz kapanış gibi bozukluklar örnek verilebilir.
2.İskeletsel bozuluklar;
Alt ve üst çenelerin birbirleriyle ve yüz kemikleriyle olan ilişkilerinin bozulduğu bu grupta ise üst çene ileriliği, alt çene geriliği ya da alt çene ileriliği, üst çene geriliği gibi bozukluklar yer almaktadır. Tedavilerine iskeletsel büyüme tamamlanmadan daha erken yaşlarda başlanılmalıdır. Ayrıca dişsel bozukluklara göre tedavi süresi daha uzundur.
Çocukların ilk ortodonti muayenesi daimi dişlerinin çıkmaya başladığı 6-7 yaşlarında yapılabilir. Bu yaşlarda ortodontik tedaviye her zaman başlanılmasa da, ileride gerekebilecek tedavi zamanlaması bu muayene sonrası belirlenebilmektedir.

Ortodontik tedaviye ne zaman başlanmalıdır?
İdeal ortodontik tedavi yaşı, ilgili probleme göre değişiklik gösterebilse de genel olarak yalnızca dişsel bozuklukların bulunduğu vakalarda tüm daimi dişlerin ağızda sürmesinin tamamlandığı 12-13 yaştır. İskeletsel bir bozukluk durumunda ise tedaviye 6-7 yaş gibi daha erken dönemde de başlanabilmektedir. Ancak ortodontik tedavinin yaşı yoktur, güncel tedavi metotlarıyla her yaşta başarılı şekilde uygulanabilmektedir.
Ortodontik tedaviler kişinin yaşına ve düzensizliğin derecesine bağlı olarak, sabit veya hareketli apareyler kullanılarak gerçekleştirilebilmektedir.

Ortodontik tedavi (tel tedavisi) sırasında ağrım olur mu?
Ortodontik tedavi sırasında muayenehane ortamında yapılan işlemler ağrısız işlemlerdir.
Braketler takıldıktan sonra dişlerdeki hareketlenmeye bağlı olarak sızlama şeklinde ağrılar olabilir. Meydana gelecek ağrılar hafif ağrılardır ve dayanılamayacak şiddette değildir. Sızlamalar en fazla 1 hafta devam eder. Kişinin ağrı eşiğine bağlı olarak hiç ağrı hissedilmemesi de söz konusu olabilir.
İlk seansta ve sonraki kontrollerde ağrınız olursa ağrıyı elimine etmek için doktorunuzun uygun bulduğu ağrı kesiciyi kullanmanız önerilir.

Ortodontik tedavi (tel tedavisi) sırasında dişlerim çekilir mi?
Ortodontik tedavi sırasında diş çekimi, ağız içinde yer kazanma yöntemlerinden birisidir. Diş dizisinin estetik hale getirilmesi için ölçümler yapıldıktan sonra gerekli görüldüğü takdirde diş çekimi gerekebilir. her ortodontik tedavide diş çekimi gerekmez.
Diş çekimi yapılan bölgenin kapanması yaklaşık 6 aylık bir süreçtir.

Ortodontik tedavi (diş teli tedavisi) ne kadar sürer?
Ortodontik bozukluğun şiddetine, hastanın yaşı ve uyumuna bağlı olarak 6 ay ile 3 yıl arasında (ort 1,5 - 2 yıl) değişebilir.

Ortodontik tedavi (diş teli tedavisi) sırasında şeffaf (görünmeyen-estetik) teller kullanılabilir mi?
Ortodontik tedavi sırasında kullanılan seramik ya da safir braketler, şeffaf braketlerdir. Diş teli tedavi sürecinde estetik kaygısı olan hastalara uygulanabilir. Bu braketlerin kırılganlığı metal braketlere göre daha fazladır. Hasta tedavi sürecinde daha dikkatli olmalıdır. Ayrıca bu braket kullanılan hastaların ağız hijyenine daha fazla dikkat etmesi gerekir.

İnvisalign (şeffaf plaklarla ortodonti) nedir?
Uygunluğu hekim tarafından onaylanan vakalarda diş teli takmadan yapılan ortodontik tedavi seçeneğidir. Hasta ağzından ölçüler alınır. Bu ölçüler sonucu elde edilen çeşitli sayıda plaklar hastaya kullandırılarak dişler hareketlendirilir. Dişlerin estetik dizilimi gerçekleştirilir.
Bilgisayar ortamında hazırlanan 3 boyutlu sanal modeller aracılığıyla dişlerin son şekli belirlenir. Bu şekli sağlamak için yapılan ölçümlere göre plaklar hazırlanır. Yapılan plaklar dişlerde hareketlenme ve yer değiştirme sağlayarak diş şeklini değiştirir.

RADYOGRAFİLER

H&C Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Diş Filmleri
Ağız içi hastalıklarının, diş ve çene kemiği gibi sert doku ile ilgili olanların teşhisinde en büyük yardımcımız dental radyografiler, yani diş filmleridir. Diş filmlerinin de en çok kullanılan iki tipi periapikal ve panoramik filmlerdir. Bilgisayar destekli bir teknik olan dijital radyografi cihazları da çok düşük radyasyon dozu kullanarak film görüntüsü üzerinde renk ve ışık oynamaları yapmaya imkân kılarak ayrıntılı değerlendirme yapmamıza olanak tanır. Bunların yanında, özellikle implant uygulamaları ve eklem hastalıklarının teşhisinde, MR ve BT de teşhise yardımcı olarak hastadan istenebilecek diğer filmlerdir.

Ağız içi (periapikal) radyografiler
Ağız içi radyografiler birçok dişhekimi tarafından rutin olarak kullanılan periapikal radyografileri kapsamaktadır. Periapikal radyografi ile bir veya birkaç diş ve çevre dokuları ile dişlerin etrafındaki alveol kemiği izlenebilmektedir. Diş çürüğü, diş kökü enfeksiyonu, periodontal kemik kayıpları, sekonder çürükler vb. periapikal radyografi ile görüntülenebilmektedir.

Panoramik Radyografiler
Panoramik radyografiler, ağızdaki mevcut dişlerin tamamını, gömük dişleri, dişleri çevreleyen kemik dokusunu, çene kemiğinin tamamını, ağız gölgesindeki fizyolojik ve patolojik boşlukları ve eklemleri tek seferde ve aynı görüntü içerisinde incelemeye olanak sağlayan bir ağız dışı görüntüleme tekniğidir. Özellikle kontrol amaçlı genel ağız muayenesinde, gömük diş çekimi, rezeksiyon, ufak kistler veya az sayıda implant uygulanması gibi basit cerrahi işlemlerde kullanılır. Tüm dişlerin tek seferde görüntülenmesi, seri periapikal çekimlere oranla hastanın daha az radyasyona maruz kalmasını sağlarken, hekime de genel bir değerlendirme yapabilme şansı tanır.
Kliniğimizde panoramik radyografi cihazı mevcuttur.

Dental Tomografi
Dental tomografi x-ışını kullanılarak incelenmek istenilen bölgenin kesitsel görüntüsünü oluşturmaya yönelik radyolojik teşhis yöntemidir. Tomografi görüntüsü ile normal röntgen filmlerinde görülmeyen kemik ve yumuşak doku detayları görülebilmektedir. Dental tomografi cihazı ile aksiyel, sagital ve koronal planlardan çok sayıda kesit alınır. Daha sonra bu kesitler ileri düzey yazılımlar yolu ile yeniden dilimlenip yapılandırılarak hedeflenen bölgenin istenilen açıdan ve her yönden görüntülenebilmesi sağlanır. Yüksek teşhis detayı ve ölçüm doğruluğu veren bu kesitler her türlü tedavide bir yol gösterici olmaktadır. Ayrıca kafatasının hacimsel görüntüsü oluşturularak kemik yapısı da incelenebilmektedir.

Panaromik röntgen neden gereklidir?
Panaromik röntgen, çene ve dişlerde gözle görülemeyen çürük, kist ve tümör gibi oluşumların teşhisinde gereklidir.
Tedavi planlamasının daha hızlı ve eksiksiz biçimde yapılmasına yardımcı röntgen filmleridir.
Çene ve dişlerle ilgili operasyonlardan önce hekimin görmesi gereken bir röntgendir. Çünkü bu röntgenler tedavi uygulanacak alanı geniş bir şekilde gösterir ve operasyonun başarısını arttırır.

Panaromik röntgenin avantajları nelerdir?
Panaromik röntgen bir çok diş çürüğü, çenelerdeki kistik ve tümoral oluşumlarla ilgili erken teşhis olanağı sağlar.
Tüm dişlerin görüntüsü tek bir röntgen üzerinde görülebilir.
Tüm dişlerin görüntüsünün alınmasıyla erken teşhis ve tedavi olanağı sağlar. Bu sayede hem zamandan hem de tedavi maliyetlerinden tasarruf sağlanır.
Standart olarak alınan panoramik radyografi sağ ve sol ısırma radyografileri, tespit edilemeyen ara yüz çürükleri, kronik lezyonlar, gömük dişler, periodontal dokulardaki sorunlar (kemik yıkımları), çene kemiklerindeki oluşumlar, taşkın dolgular, çocuklarda ise bunlara ek olarak daimi dişlerin konumu, köklerin oluşumu ve süt dişi köklerinin rezorbsiyonu hakkında bilgi verir.
Özellikle travma geçiren dişlerde o anda ve belirli aralıklarla alınan periapikal radyografiler, dişin, kökün ve çevresinin durumu konusunda rehber görevi görür.
Ayrıca 40 yaş üstündeki tüm bireylerden, şikayeti olsun olmasın panoramik röntgen çekilmesi, klinik belirti vermeyen hastalıkların ve kemik patolojilerinin belirlenmesi açısından önemlidir.
Elde edilen radyolojik bulgularla da desteklenen tüm problemlerin tespitinin ardından, alternatif tedavi planları çok rahatlıkla belirlenmiş olur. Kısaca; ilk muayenede geçirilen bir yarım saat, eksiksiz bir oral diagnoza, sonrasında da başarılı ve bilinçli bir tedavi yaklaşımına yol gösterir.